30 Mayıs 2011 Pazartesi

kereviz ve faydaları


Kereviz Bitkisi: Oldukça besleyici bir sebze olan kereviz A, B ve C vitaminleri ile başta fosfor olmak üzere çinko, bakır, mangan ve selenyum minerallerini içerir. Besin değeri ve faydası bakımından Allah’ın bir lütfü olan bu bitki pek çok hastalığa iyi gelir
Kerevizin Faydaları: Uyarıcıdır. Kandaki stresi hormonlarını azaltır ve sinir yorgunluğunu giderir. Vücudu kuvvetlendirir. Cinsel gücü ve isteği arttırır, iktidarsızlığı giderir. İştah açıcıdır. Ağız kokusunu giderir. Öksürüğü keser. Kanı temizler. Karaciğer şişliğini ve sarılığı giderir. Sivilceleri azaltır. Gaz söktürücüdür. Böbrek kumunun ve taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Yüksek tansiyon, şeker ve prostat hastalarına faydalıdır. Hipertansiyonu ve kolesterolü düşürür. Mideyi kuvvetlendirir. Ağrıları giderir. Cilde tazelik ve parlaklık verir. Unutkanlığa karşı faydalıdır Anne sütünü arttırır Romatizma ve gut şikâyetlerini azaltır

Kereviz nasıl kullanılır? Kerevizin sapı, yaprağı ve kökü kullanılır Kereviz yemeği ve salatası yapılabileceği gibi tohumu da kullanılır Kaynatılıp suyu içilirse fazla salgılanan mide asidine ve idrar zorluğuna iyi gelir. Kereviz kaynatılırken suyuna limon ilave edilirse gaz yapması önlenir Kereviz tohumu adet kanamalarını tetikleyici etkisi nedeniyle adet düzensizliği çekenler için faydalı olabilir

29 Mayıs 2011 Pazar

Anadolu Kestanesi faydaları nelerdir


Anadolu kestanesi özellikleri: Anadolu kestanesi bitksinin botanikteki ismi Castanea sativa olan bu bitki, bitkiler aleminin Fagaceae ailesine mensuptur. Anadılı kestasnesi ülkemizi bazı bölgelerinde sıkça rastlanın bir ağaç türüdür.

Asıl yurdu olarak Avrupa ile Asya kıtaları gösterilir. Anadolu kestanesi oldukça heybetli bir boya sahiptir. Ortalama olarak 30 metreye ulaşan Anadolu Kestanesi ebat olarak oldukça geniş bir ağaçtır.Anadolu Kestanesi Ülkemizin Kuzey kesimlerine dağılmış bir kestane türüdür.

Özellikle Karadeniz dağlarında ve Marmara da kendine yaşama imkanı bulmuştur. Anadolu Kestanesi ile ilgili makalemizde Anadolu kestanesinin genel özellikleri içerisinde dikkat çeken noktanın Anadolu Kestanesinin bazı ağaçlar grubu içerisinde boy göstermesidir.

Bu ağaçlar arasında ise meşe ve kayın ilk sırada bulunur.

Anadolu Kestanesi faydaları nelerdir: Anadolu Kestanesi Oldukça sağlam bir odun yapısına sahiptir. Bu nedenle inşaat sektöründe tercih edilen bir bitkidir. Bir diğer özelliği ise Anadolu Kestanesi bitkisinin çiçeklerinden elde edilen balın oldukça sağlıklı olması ve faydalı olmasıdır.

Alic nasil tuketilmeli

Alıç bitkisinin Özellikleri nelerdir: Alıç ülkemizde oldukça sık tüketilen bir bitkidir. Yetişme koşulları ile birlikte Alıç bitkisi Yurdumuzun bir çok alanına adepte olmayı başarmış bir bitkidir.

Diğer isimleri arasında Eksimuşmula ve Barutağacı ve çoğu yerde genellikle yemişen ismi ile anılır. Alıç bitkisinin botanikteki ismi ise Crataegus azarolus dur. Alıç bitkisini herhalde bilmeyen yoktur. Genellikle turuncu ve sarı tonajlarında meyveleriyle güzel lezzetli bir meyvedir.

Alıç bitksinin meyveleri oldukça etlidir. Tadında ise hafif mayhoşluk vardır. Alıç bitkisi yapısında birçok antioksidant bulundurur. Günümüz şartlarında insanların teknolojik gelişmeler sonucunda karşılaştırkları birçok zehir ürünleri ve bunların türevleri anotomimizde toksik maddelerin depolanması ve bedenimize zararlar vermesi ile sonuçlanır.

Bu nedenle Alıç bitkisinin meyveleri oldukça önemlidir. Alıç Bitkisi boy olarak oldukça uzundur.

Alıç meyvesinin faydaları: Alıç bitkisinin özelliklerinden bahsederken alıç bitkisinin sahip olduğu antioksidanlardan bahsetmiştik. Antioksidanlar çağımızda her bedenin ihtiyaç duyduğu ve günümüz koşullarındaki maruz kaldığımız toksik maddeler düşünülürse ne kadar gerekli olduğu konusunda hem fikir oluruz.

Bu özelliklerinin yanı sıra Alıç bitkisi birçok araştırmacı tarafından konu alınarak yararları hakkında geniş çaplı bir incelemeye tabi tutulan bir bitki haline gelmiştir.

Alıç Faydaları arasında dolaşım sistemi sorunları ve buna ek olarak kalp çarpıntısı, kalp ritim ve kalp hastalıkları ile alakalı olarak dolaşım sistemi organlarına oldukça faydalıdır.

Alıç bitkisinin damar ve damar sorunlarına karşı ya da kalp hastalıklarına karşı kullanılmasında özellikle dikkat edilmesi gereken nokta alıç bitkisinin uzun süreli bir kullanımı gerektiğidir.

Alıç bitkisi kullanıldığı itibariyle faydalı olmasına rağmen bu tür rahatsızlıklarda süre gelen bir periyot diliminde kullanılmalıdır. Alıç bitkisinin kullanımında dikkat edilmesi gereken noktaların başında Alıçın fazla tüketiminin kabızlık sorununa yol açmasıdır.

Ayrıca zehirleme etkisi gösterebilir. Bu nedenle Alıç ile yapılacak bir bitkisel tedavi mutlaka hekim gözetiminde olmalıdır.

Alıç nasıl tüketilmeli: Alıç dolaşım sistemi rahatsızlıkları ve dolaşım sistemi içinde yer alan organlara oldukça faydalı bir bitkidir. Kalp spazmlarına karşı da oldukça faydalıdır. Alıç Kanın basıncını ayarlar. Alıç bitkisinin daha birçok faydası vardır.

Peki, Alıç kullanım şekli nedir veya nasıldır? Alıç bitkisinin ve meyvelerinin bir çok kullanım şekli mevcuttur. Bunlar arasında Alıç Sirke olarak ya da Alıç Çay olarak kullanılabilir. Bu kullanışlarında kendine özgü faydaları vardır.

Alfa Alfa Bitkisinden nasıl faydalanmalı

Alfa Alfa bitkisi Özellikleri nelerdir: Eski zamanlardan günümüze kadar kullanılan bu bitki Asya' da özellikle Arap yarımadasında geçmişten günümüze kadar sıkça tüketilen bir besin olarak dünya ya yayılmıştır.

Yalnız Araplar tarafından değil Uzakdoğu milletleri ile Avrupa' da kurulan büyük uygarlıklarda da faydaları ile kendisine kullanım alanı bulan bir bitki olmuştur.

Alfa Alfa bitkisinin faydaları ve yararlarından bahsetmeden evvel tüm özellikleri ile alfa alfa bitkisini biraz daha yakından inceleyelim. Alfa Alfa bitkisi mensup olduğu aile grubu baklagillerdir. Alfa Alfa bitkisi proteinlerin temel taşları bakımından oldukça zengindir .

Alfa Alfa bitkisi yapısında bol miktarda vitamin içerir. Özellikle A ve C Vitamini yönünden oldukça zengindir.

Alfa Alfa Bitkisinden nasıl faydalanmalı: Çok eski zamanlardan bu yana kullanılan Alfa Alfa bitkisi bir çok hastalığa ve rahatsızlığa karşı kullanılarak geçmişten günümüze bu bitkinin kullanımı ile edinilen tecrübe zaman içinde değerinin biraz daha anlaşılmasına neden olmuştur.

Alfa Alfa bitkisi ile özellikle eski çağlardan bu yana besleyici ve vitamin ve sahip olduğu metallerle dolaşım sistemi problemlerine karşı kulllanıldığı bilinmektedir. Alfa Alfa bitkisi ile gut hastalığı, anemi ve damla hastalığına fayda verir. Kan şekerini düzenler. İştah artıcı etkisi vardır.

Akçakesme Faydaları nelerdir

Akçakesme özellikleri nelerdir: Akçakesme bitkisi zeytingiller ailesine mensup bir bitkidir. Bu nedenle söylenebilir ki Akdeniz havzasında kendisine yetişme imkanı bulmuştur. Buna paralel olarak denilebilir ki maki üyesi çalı tipinde boyu kısa bir ağaçtır.

Her yıl ilkbahar mevsiminin başında ve sonunda yeni sürgünler verir. Akçakesme yeşil ve beyaz tonlarında çiçekler açar küçük misket şeklinde siyah meyveler verir.

Akçakesme Faydaları nelerdir: Akçakesmenin bilinen birkaç faydası arasında bitkisel tedavi yöntemi olarak ençok kullanılan şekli ishal rahatsızlığını yok edici özelliğidir. Bunun yanında boşaltım sistemindeki meydana gelen rahatsızlıklara faydası vardır.

Özellikle idrar söktürücü özelliği vardır. Akçakesme ağacının bir diğer bitkisel tedavi şekli un hamur haline getirilerek uygulanacak kür dür. Mikropları etkisiz hale getirir.

Akçaağaç Faydaları nelerdir

Akçaağaç özellikleri nelerdir: Akçaağaç bitkisi bir çok rahatsızlığa karşı faydalı olan ve ülkemizde de yetişme imkanı bulan bitkilerden biridir. Akçaağaç familya olarak familyasına isim veren bir bitki olup akçaağaçgiller familyasına mensup bir bitkidir.

Akçaağaç bitkisinin botanik ismi ile Acer palmatum içeri itibarı ile birçok maddeyi yapısında ihtiva eder. Akçaağaç birçok türü bulunan bir ağaçtır. Bu ağaç dünyanın çeşitli bölgelerinde değişik türleri ile varlık gösterir.

Her türün ortak özellikleri olduğu gibi farklı özellikleri de mevcuttur. Akçaağaç bitkisinin boyu ortalama olarak 25 metre arasında değişkenlik gösterebilir. Akçaağaç bitkisi oldukça dayanıklı olmasına rağmen soğuğu pek fazla sevmez.

Akçaağaç Faydaları nelerdir: Akçaağaç bitkisi kerestecilikte kullanıldığı gibi sağlık alanlarında sahip olduğu değerli maddeler itibarı ile birçok rahatsızlığa karşı faydalı olabilecek bir özellik ihtiva eder. Peki , Akçaağaç bitkisinin faydaları nelerdir.

Akçaağaç bitkisel tedavi yöntemi olarak nasıl kullanılır: Akçaağaç birçok rahatsızlığa karşı iyi iyi gelir bunların başında boşaltım sistemi problemleri ve özellikle idrar yollarında meydana gelebilecek rahatsızlıklara karşı oldukça faydalıdır.

Zira idrar yollarında oluşabilecek bir durum böbreklerden, yani vücudumuzdan uzaklaştırılması gereken ürenin uzaklaştırılmaması anlamına gelir. Bu durumda üremi hastalığına neden olur. Üremi nedeniyle böbrekler iflas edebilirler.

Bunun haricinde Akçaağaç bitkisi deri de oluşabilecek rahatsızlıklara karşı kullanılabilecek bir bitkidir. Mikropların yok edilmesinde kullanılabilirler.

Akçaağaç kullanım şekilleri: Akçaağaç bitkisi oldukça şifalı bir bitkidir. Birçok rahatsızlığa faydalı olduğu bilinen akçaağaç bitkisi özellikle deri ve boşaltım sistemi rahatsızlıklarına karşı faydalı olur.

Akçaağaç bitkisini insan sağlığına faydalı olması amacıyla kullanırken birden çok türevininde değerlendirmeye girmesi gayet normaldir. Özellikle Akçaağaç Şurubu halkımız arasında oldukça rağbet edilen bir içecek türüdür. Sıklıkla ülkemizde tüketilir.

Bir diğer kullanım şekli ise Akçaağaç Balıdır. Akçaağaç balı özellikle idrar yolları enfeksiyonlarına karşı faydalı olacaktır.

Akçaağaç Şurubunun Faydaları: Akçaağaç bitkisinden bahsederken Akçaağaç Şurubuna ayrı bir parantez açmamız gerekir. Akçaağaç Şurubu birçok rahatsızlığa karşı faydalı bir içecektir. genellikler ülkemiz insanları bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu şurubu sıklıkla tüketmektedirler.

Bu şekilde sıklıkla tüketilen Akçaağaç Şurubu kanser, cilt hastalıkları ve östropoz yani kemik erimesine yararlı olur. Alzheimer hastalığına da faydaları gelebilir.

Akasya Faydaları nelerdir

Akasya özellikleri nelerdir: Akasya bitkisinin genel özelliklerine kısaca değindikten sonra, Akasya bitkisinin faydalarının ne olduğunu bahsedeceğiz. Akasya bitkisi aile olarak baklagiller ailesine mensup bir bitkidir .

Familyasının sahip oldğu birçok karaktestik özelliği bünyesinde ihtiva eden Akasya bitkisi Ülkemizde de kültürel olarak yetiştirilen bir bitkidir. Özellile Doğu Karadeniz Bölümünde İzmit, Sakarya ve Düzce gibi illerde yani keresteciliğin yoğun şekilde yapıldığı illerde bu ağaç kültürel olarak yetiştirilir.

Akasya ağacının kültürel olarak yetiştirilmesindeki diğer amaç arasında kaliteli ve kalori olarak zengin yapısından farklı olarak yaprakları ve çiçekleri ve bu çiçeklerin ihtiva ettiği güzel kokuya binaen şehirleri süsleyen bir takı olarak düşünülmesindendir. Akasya bitksinin yaprakları oldukça küçük ve sık tarzdadır. Oldukça değerli bir ağaçtır.

Akasya Faydaları nelerdir: Akasya bitkisi kullanım şekli itibarı ile başta bitkisel tedavi yöntemi olarak kullanılan Akasya ağacının parçaları ile birlikte kereste sanayisinde ve buna binaen şehir güzelleştirmek için sıklıkla belediyeler tarafından tercih edilen bir bitki olmasıdır.

Akasya bitksinin şifalı bitkiler sınıfından sayılmasına neden olan faydalarından ilki Akasya bitkisinin göz ve göz çevresinde oluşan rahatsızlıklar için oldukça faydalı olması bu bölgelerde oluşan iltihabsal durumlar ve sivilcelere karşı yok edici özelliği olması şeklindedir.

yapılan araştırmalar neticesi olarak göz bölgelerinde kullanım şekilleri belirlenerek siz değerli okurlarımızla bitkiseltedavikurleri.net farkıyla açıklıyoruz. Göz bölgelerinde oluşan iltihaplar için Akasya bitkisinin hem yaprağının hem de çiçeğinin suda kaynatın.

bu suretle ve kaynayan bu karışıma bal ilave etmek suretiyle pansuman yapmanız durumunda gözdeki iltihabi rahatsızlık ya da sivilce kendiliğinden yok olacaktır. Bununla birlikte Akasya bitkisinin birçok faydası vardır.
Bunlardan bazıları astım, dişeti problemleri, gribal enfeksiyonlar ve bağırsak rahatsızlıkları olduğu söylenebilir.

Akasma faydaları nelerdir

Akasma özellikleri: Akasma bitkisi ana vatanı itibarı ile Anadolu olan ve bir çok rahatsızlığa karşı oldukça faydalı olabilen bir bitki çeşididir. Akasma bitkisinin hangi rahatsızlılara ve hastalıklara faydalı olacağı konusuna geçmeden önce Akasma bitkisini genel özellikleri ile inceleyelim.

Akasma bitkisini botanik biliminde kullanılan ismi Clemalis rectadır. Akasma bitkisinin mensup olduğu aile itibarı ile Düğün çiçeğigiller ailesine mensupur. Anadolunun bazı köşelerinde ise Fukara otu ya da Peçek olarak bilinebilir.

Akasma bitkisinin bir kaç türü vardır. Akasma bitkisinin ortalama boyu 75 cm civarındadır. Akasma bitkisinin bir diğer özelliği ise bitkinin çok senelik bir bitki olması ve sarmaşık tarzında bir bitki olmasıdır. Akasma yetişmek için kendine özel alanlar seçer.

Bu özel alanlar ovalar ve güneşin suyun bol olduğu alanlardır. Akasma ülkemizde kendine çok güzel bir yaşama alanı bulmuştur. Bu nedenle rahatlıkla yurdumuzun birçok alanında doğal olarak yetişir. Akasma yazın başında ve ortasında olmak üzere hasat edilebilir.

Akasma faydaları nelerdir: Akasma bitkisi oldukça tesirli bir bitkidir. Bitki çok zehirli bir bitkidir. Bu nedenle Akasma bitkisini mutlaka bir uzman kontrolünde kullanılması gerekir. Akasma bitkisinin zehirli olmasından dolayı bu bitkiyi çay şeklinde bir kür uygulayarak içemezsiniz.

Akasma bitkisi zehirli olmasına rağmen birçok hastalığa karşı bitkisel tedavi yöntemi olarak kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur. Akasma bitkisinin kullanım alanlarının başında genital rahatsızlıklar özellikle erkek genital hastalıkları için tedavi edici özellikler taşır.

Bunların haricinde Akasma erkeklerde ve kadınlarda genital gücün artmasında katkı sağlar. Akasma bitkisi Anatominizin sağlam bir şekilde işleyişini bozacak zararlı mikroorganizmaların yok edilmesinde müthiş bir etki sağlayarak bir çok organizmayı yok etmede yardımcı olur.

Akasma bitkisinin faydaları saymakla bitmez. Akasma bitkisi bedeninizdeki iltihaplanma durumlarının önüne geçer. Diğer faydaları ise en önemli faydaları arasında sayılan erkeklerde oluşan bir çok genital bölge problemlerine örneğin kasıklarda oluşan kasık bezlerindeki şişmeler ve diğer rahatsızlıkların giderilmesinde faydalar sağlar.

Akasma bitkisi mutlaka bir uzman tarafından danışılarak kullanılmadır. Zira akasma bitkisi aşırı derecede zehirli olabilen bir bitkidir.

28 Mayıs 2011 Cumartesi

koroner bypass ameliyatı nedir

koroner arter hastalığı nedenleri: Kalbi besleyen damarlara koroner arterler denir. Bu damarlardaki ani tıkanma veya daralma sonucunda kalbin yeterli beslenememesi durumunda koroner arter hastalığı ortaya çıkar. Daralma durumunda hastalarda efor harcamakla göğüs ağrıs olurken, tam tıkanmada kalp krizi geçirilir.

kalp kriznde kalbin belli bölümüne ait hücreler kısa bir müddet sonra ölür. Damar sertliği (ateroskleroz), damarlarda oluşan spazm, diyabet, uygunsuz beslenme, hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon, sigara, ailede kalp hastasının olamsı ve doğumsal bazı faktörler kalp krizinin başlıca nedenleridir.

koroner arter hastalığının en önemli belirtisi göğüs ağrısıdır. ağrı hareket yani eforla gelebilir ancak eforla bir ilişkisi yoksa yani istirahat durumunda gelen göğüs ağrısı varsa bu daha vahim bir durumu gösterir.

koroner bypass ameliyatı nedir : koroner arter hastalığında tıkanan damarların yerine göğüsten, koldan ve bacaktan çıkarılan damarların takılmasıdır.bu işlem kalbin tıkanan damarlarının yeterli olarak besleyemediği bölgelerin yeniden yeterli olrak beslenmesini sağlar.

bu ameliyatlar göğüsün açılarak kalp çalışır halde veya özel tekniklerle kalp durdurularak yapılabilir. koroner baypass ameliyatı uzman hekimler elinde ülkemizdede oldukça sık olarak yapılmaktadır.

kalp kapak hastalığı neden kaynaklanır

kalp kapak hastalığı neden kaynaklanır: Kalpte 4 adet kapak bulunmaktadır. Çocuklukta veya gençlik çağında geçirilen kalp romatizması, yaşa bağlı yıpranma, bazı enfeksiyonlarve doğumsal bazı hastalıklar bukapakların bir veya birkaçını bozabilir.

bozulan bu kapak bazen daralarak kanın geçişini engellemeye çalışır, bazı durumlarda da işlevini yitirerek kalpten pompalanan kanın tekrar kalbe girmesine izin verir. Her iki durumda da vucuda yeterli kan pompalanamaz ve zamanla kalp yetmezliği ortaya çıkar. bu durum hastalarda çarpıntı, nefes darlığı, çabuk yorulma olrak kendini belli eder.

Eğer böyle bir şikayetiniz varsa sadece basit bir steteskopla kalbin muayenesi ile tepit edilecek bu hastalıklardan korunmak için doktorunuzla görüşmenizi tavsiye ederim.

periferik damar hastalıkların nedenleri

periferik damar hastalıkları nedir: periferik damar hastalıkları öncelikle kişide nasıl semptomlar oluşturur onlardan bahsedelim.
ilki ve en sık görüleni kladikasyo denilen ve yüz metre yada altında yol yürümekle oluşan ve kişide sanki çok uzun bir yol yürümek gibi bacaklarda ağrıdan daha ziyade yorgunluk hissi yaratarak kendini gösteren bir semptomdur.

periferik damar hastalıkları çeşitleri: burger hastalığı, reynauld hastalığı ve cerrahiye neden olan ( by- pass) tıkayıcı damar hastalıkları ilk sırada yer alır.

periferik damar hastalıkları nedenleri: kesin olmakla birlikte sık rastanan nedenleri arasında uzman bakışı ile genetik yatkınlığın ilk sırada olduğunu söylemek hata sayılmaz. Diğer etkenler arasında başlıca sayılabilecek periferik damar hastalıkları nedenleri olarak kolestrol yönünden zengin ve sık  beslenmek yani diğer bir ifade ile sedanter yaşam, immobil yaşam ve kötü alışkalıklardan sigara ve diyabetten söz edilebilir.

periferik damar hastalıkları semptomları: daha önce bahsettiğimiz kladikasyo, kaslarda yorgunluk özellikle diyabetiklerde (şeker hastalığı) görülen iyileşmeyen ayak yaraları, böbrek fonksiyon bozuklukları diyaliz hastalarında görülen iyileşmeyen ayak yaraları ve en önemli ve en ciddi semptomu olan ayakta soğuma ve üşüme ve acil durumu gösteren morarma  periferik damar hastalıkları semptomları arasındadır.

periferik damar hastalıkları genel tedavisi: periferik damar hastalıklarında öncelikle bir kalp damar cerrahının görüşleri alınmak suretiyle günümüzde kullanılan tedaviler pıhtıyı eriten ve azaltan tedaviler, antikolestrol tedavileri, hiperbarik oksijen tedavileri, damar genişletici tedaviler, radyoloji tedavileri ve son olarak cerrahi tedavilerden bahsedilebilir.

varis oluşum nedenleri

varis nedir: varisler bacaklardaki yüzeyel toplar damarların genişlemesi ve toplar damar kapak yapılarının işlevini yitirmesi olarak tanımlanabilir.

varis oluşum nedenleri: varis nedenleri ilk olarak genetik etkenler ön plandadır. Örneğin kişinin anne ya da babasının birinde varis hastalığı varsa büyük ihtimal çocuklarında da varis hastalığı olması ihtimal dahilindedir. varise neden olabilecek diğer etkenlerden birisi de gebelik ve fazla doğum, ayakta dikelme nedenlerine bağlı olarak varis durumları görülebilir.

varis çeşitleri: varis çeşitlerini bir sınıflandırmaya tabi tutarsak varis çeşitleri klinik olarak tedavisi kolay ve tedavisi zor olan varisler olarak sınıflandırabiliriz. bunun nedeni sadece bacaktaki yüzeyel toplar damarlar da sıkıntı mevcutsa tedaviden şifa görme olasılığı yüksektir. Ancak derindeki toplar damarlarda (ana toplar damar ) sıkıntı mevcut ise tedavisi zorlaşır.

varis belirtileri: varis belirtileri özellikle yüzeyel toplar damardaki kapakların bozuk olması ve bu yüzeyel toplar damarların yer çekimine karşı kanı  vücuda taşıma işlemindeki yetersizlik sonucu kanın bacaklarda göllenmesi, bunun da toplar damarda bir gerginlik oluşturması ayrıca göllenen kanın toplar damar kanı olması ile yani oksijenden fakir besinden fakir olması nedeni ile bir müddet sonra bacakta beslenmeyi bozabilmesi belirtileri oluşturan ana nedenlerdir. Bu belirtiler ayakta durmak ile oluşan ağrı, ayak tabanında yanma, görünen ince veya kalın varis damarları, bacakta şişlik ve gece yatarken bacakta bıçak saplanır tarzı ağrı ensık görülen belirtilerdir.

varis tedavisi: varis tedavisi ana amacı yüzeydeki işlev görmeyen damardan akan kanın işlevi sağlam olan ana toplar damara yönlendirmek veya yeni başlayan bir varise damarın yapısını tekrar düzeltmeye yarayan ilaçlar kullanılır. Tedaviler arasında antivaris ilaçları ki bu ilaçlar varis damarının kas tonusunu artırarak genişlemiş damarı bir miktarda olsa daraltır ve semptomları azaltır. Ancak ve esas ve en pratik tedavi varis çorabıdır. Tüm bu tedavilerden fayda görmeyen hastalar skleroterapi (halk arasında iğne ile çekme tedavisi olarak bilinir), köpük tedavisi  şeklinde sıralanabilir.

kalp hastalığı nedenleri

kalp hastalığı nedir: kalbi oluşturan yapılar; kalp kası, kalp kapağı, kalbin damarları, kalbin sinirleri ve kalbin zarı yani perikard olduğundan bunlarda oluşan doğuştan ya da sonradan oluşan patolojiler kalp hastalığı olarak tarif edilir.

kalp hastalığı nedenleri: kalp hastalığının nedenleri arasında en sık olarak ileri yaş, şeker hastalığı, kolestrol düzeyinin yüksek olması sedanter yaşam ( genellikle televizyon keyfi sırasında tüketilen cips, kola tüketimi, sporsuz bir yaşam ve tereyağı tarzında ağır yağlar tüketmek...) ve genetik etkenler sayılır. Ancak esas olarak değiştirilebilen nedenler ve değiştirilemeyen nedenler olarak sınıflandırlabilir.

kalp hastalığı belirtileri: kalp hastalığı belirtileri ilk olarak efor ile yani uzun yol yürümek, merdiven çıkma esnasında göğüste baskı tarzında beliren ağrı  veya nefes darlığı olarak gösterir. En sık belirti arasında sayılabilir. Özellikle birinci derece akrabalarında ( anne , baba ve kardeşlerde) kalp hastalığı veya periferik damar hastalığı olan kişilerin daha dikkatli olması gerekir.

Altın çilek meyvesi nasıl kullanılmalı

Altın çilek meyvesi nasıl kullanılmalı: Altın çilek bitkisi değerli başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından da kullanılan ve bu sayede görsel medyada da çoğu kez haberlere ve araştırmalara konu olan bir meyve haline gelmiştir.

Başbakanımız altınçileği sağladığı zindelik ve enerji veren özelliği ile gündelik yaşamda bedenimizin maruz kaldığı tüm toksik maddelere karşı sağladığı antioksidan özelliğine dikkati çekmişti. Fakat halkımız bütün bu özellikleri ve faydalarının haricinde diğer faydalarından biri olan bir noktaya yoğunlaşarak bu doğrultuda ülkemizdeki kullanımı artmıştır.

Bahsedilen bu özellik zayıflama etkisidir. Altın çilek bu özelliği nedeniyle kapsülü, hapı, şurubu gibi birçok türevleri piyasaya sürülerek insanlarımızın kullanımına sunulmuştur. Bazı zamanlarda ise sağlık bakanlığı onayını almadan insanlarımıza umut tüccarlığı yaparak basit ve kolay kilo verme için altın çilek hapı kullanımı artmıştır.

Altın çilek özelliklerinden biri de zayıflatıcı olmasıdır. Ama bu özelliğinden faydalanmak için altın çileğin doğal yollarla tüketilmesi veya sağlık bakanlığı kontrolünde onaylı altın çilek haplarının kullanılması daha doğru olur. Altın Çilek aslında çağımızın meyvelerinden biridir. Altın Çilek çağımızın hastalıklarına karşı eşşiz bir koruma sağlar.

Bu hastalıklar arasında stres ilk sırada yer alır. Altın çilek faydalarından diğer önemli olanı çevremizde yayılan toksik gazların bedenimizde yaratacağı kalıcı hasarlara karşı bir bariyer vazifesi görür. Sizi gün içinde maruz kalacağınız toksiklere karşı antioksidan tesiri gösterir.

Altın çileğin vurgu yapılacak diğer faydalarından üçüncüsü ise altın çilek bitkisinin belkide en fazla lif özelliğine sahip bitkilerden biri olmasıdır. Bu özelliği ile kansere karşı vücudu koruyucu özellik göstermesidir. Altın çilek genel özellikleri açısından altın sarısı renkte ve şekil olarak yaban mersinini andırır.

tatı mayhoştur ve kendisine has aromalı bir kokusu mevcuttur. En çok yetiştiği ülkeler güney afrika, ürdün ve israil'dir. Altın çilek günlük olarak kullanımı cildinize tazelik ve güzellik getirir. Her bitkide olduğu gibi altınçilek bitkisinin kullanım şekli bitkinin bedene etkisinde değişkenlik oluşturur.

Altın çileğin taze ya da kuru olarak tüketilmesi ile de özelliklerinde farklılıklar ihtiva gösterebilir.

Akneler için bitkisel maske tarifleri

Akneler için bitkisel maske tarifleri: Akneler ve sivilceler insanların özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin en önemli sorunlarından biridir. Kendilerini karşı cinse ispatlamak için ergenlik döneminde ellerinden gelen her şeyi yapmaya çalışan gençler için yaşanabilecek en tatsız olay yüzlerinde çıkabilecek sivilcedir.

Bu sivilceleri bazı gençler patlatmakta ve daha sonraları hiç geçmeyecek lekelere yüzlerinde görmek zorunda kalacaklardır. Bu nedenle bu aknelerin yok edilmesi için yapılabilecek akne maskeleri aşağıda anlatılmıştır.

Maske 1: akne maskesi için yapmanız gereken işlem oldukça basittir alkol ve balmumunu bir kap içine koyun. Dikkat etmeniz gereken akne maske yapımı için kullanılan bal mumunun kuru olmasıdır. Karıştırma işlemi yaptıktan sonra zor olan taraf sabır işidir zira hazırlanan bu karışım yaklaşık olarak 15 gün güneş görmeyen bir yerde ağzı kapalı olacak şekilde tutulmalıdır.

Bu sabırlı geçen günlerinizin ardından aradığınız çözüme ulaşacaksınız. Hazırladığınız bu karışımı daha sonra süzerek bir yerde muhafaza edin. Sivilce olan bölge temizlendikten sonra bu alana akne maskesini uygulayabilirsiniz.

Maske 2: Bu akne maskesi çok kullanılan bir yöntemdir ve genellikle eczanelerde de bulunabilir formülü oldukça basit olan bu yöntemde kullanılan malzemelere ulaşması da kolaydır. Malzemeler altı adet aspirin ve 100cc lik alkol karışımıdır. Bu karışımı hazırladıktan sonra akne maskenizi 3 günlük bir süre bekletmeniz halinde akne maskeniz yani akne kürü hazır hale gelecektir. Kullanım şekli ise akne maskesi daha ziyade akne kürü sivilceli olan bölgeye sürülür.

Maske 3: Akne maskelerinden hazırlanması en komplike olanı bu kürdür. Akne kürü hazırlanışında kullanılan malzemeler iki adet aspirin, kil ve maden suyu sodasıdır. Akne maskesi hazırlanması için kilin ısıtılması gerekir. Isıtma işlemini uygulamaya sokmanız için mutlaka maden suyu sodasının içinde ısıtılmalıdır.

Bu olay gerçekleşirken karışımın içine aspirinleri bırakın ve karıştırın. Akne kürü yani akne maskemiz hazırdır. Geriye kalan olay ise bu maskeyi uygulamaktır. Bu uygulamayı sabahları ve akşam zamanında yapmalısınız.

atkuyruğu otu faydaları

atkuyruğu otu faydaları: yaşamımız gece alınan yol gibi sürekli bir yol ve kesik çizgilerle dolu. gece karanlığında yapılan yol gibi sessiz ve daha dikkatli olunması gereken bir yol. güvenli olduğu düşünülen ama aksine her an bir tehlike ve kaza durumuyla karşı karşıya kalabileceğimiz bir durum.

Yaşamımız böylesine kesin çizgilerle çizilmediği için bedenimizin ne zaman bir tehditle karşı karşıya kalınacağını bilemeyiz. Bu nedenle anatomik yapımımızın dayanıklığı ve gücünü artırmak için sürekli olarak takviyeler yapmalıyız. Bu takviyelerden biri de at kuyruğu otu dur.

At kuyruğu otu çocukluk yılları sulak ve dere kenarlarında geçen çocuklar dere kenarlarındaki bu eko sistemin bir parçası olan at kuyruğu otunu daha kolaylıkla bilirler. Şekli bir palmiye ağacını andıran ve eşit aralıklara bölünmüş dilimler gibi belli bölümlerinde tel tel yapraklanan bir bitkidir.

Bu bitki çevre bilimcileri tarafından oldukça değerli bir bitki olarak kabul edilir. Bir çok hastalığa ve rahatsızlığa karşı faydalı olduğu dünyanın bir çok yerinde bilim adamlarının yaptığı çalışmalar ve gözlemler sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda ispatlanmış bir bitkidir.

atkuyruğu otu çok eski zamanlardan bu yana insanlar tarafından faydaları bilinen ve kullanılan bir bitki olmuştur. Ülkemizde de kullanılan bir bitki olan atkuyruğu otu kırkkilit otu olarak da bilinir. At kuyruğu oturma banyosu ve çay olarak kullanımı şekillenen bir bitkidir.

kanama durdurma özelliği, dolaşım ve boşaltım sistemi hastalıkları için rahatlıkla kullanılabilecek bir bitkidir. At kuyruotudur. Ülkemiz atkuyruğu bakımından ender ülkelerden biridir. Hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılan bitkilerden alınan numuneler bu bitkinin birçok farklı rahatsızlıkta kullanılmasının mümkün olduğunu gösteriyor.

Umut verici faydaları olan at kuyruğu otu bilim adamları tarafından alınan sonuçlar karşısında heyecanla karşılanıyor. Mükemmel bir biçimde kan ve kan kusmaları gibi rahatsızlıklara karşı kullanışlılığını ortaya koyuyor. Araştırmalar yapan biyologlar atkuyruğu otunun en iyi romatizmal hastalıklara faydalı olan bitkiler arasında olduğunu belirtiyorlar.

Yaşamımızda hızla süren keşmekeşlik bizi yaşam alanlarındaki ipuçları ile daha da sağlıklı sonuçlara ulaştırmasını amaçlıyan bitki biyologları at kuyruğu otunun yaşlılık dönemlerinde sürekli tüketilmesi gerektiğini vurguluyor. Hayalimizdeki yaşlılık sürecinin daha rahat geçmesinde atkuyruotunun tüketimi önem arz ediyor.

At kuyruğu otu için bu bitkinin araştırmasını zor ve zahmetli şartlarda çok uzun vakitler almasına karşın yapan biyologlar at kuyruğu otunu bir çoğu hastalara referans listesinde sunmaktadır.

Ülkemizde son yıllarda yaşanan bitkilerle tedavi durumuna bakış açısında görülen devasa değişim bu bitki ile ilgili kullanım oranını artırmış ve kullanım şeklini daha da derinden araştırma dürtülerini artırmıştır. atkuyruğu otu sporcuların kullanım listesi arasında yer almasının gerekli olduğu bitkilerden biridir.

Zira kramplara karşı müthiş faydalıdır. Atkuyruotu üzerinde yapılan araştırmalar atkuyruğu otunun kullanım şeklini çay ve oturma banyosu şeklinde tespit edilmiştir. Kullanım şekli üzerindeki farklı yöntemler ve ne tür faydalar sağlayacağı bilim insanları tarafında araştırılmaya devam edilmektedir.

anason faydalarına bir bakış

anason faydalarına bir bakış: bitki biyologlarının bir çoğunun ana amacı varlığı henüz tespit edimemiş olan yeni bir türü keşfetmek ya da keşfedilen bir tür içindeki bilinmeyen bir faydayı gün yüzüne çıkarmaktır. Bilim ışığında yer alan yeni maceralar bitkilerin bilinmeyen özelliklerinin hastalıklar ile mücadelede yeni çözüm arayışlarına ulaşmamızı sağlamaktır.

Çağımızda özellikle artan sera gazları ile birlikte canlıların yaşamlarında ciddi değişimler meydana gelebilmektedir. Tamamiyle yalıtılmış bir dünyada yaşamıyoruz. Aksine yaşam alanlarımız her türlü tehlikeye açık durumda. Başta insanoğlunun kendilerinin hazırladığı kötü sonuçlardan tutunda uzayın boşluklarından her gün dünyamıza süzülen göktaşlarında dahil olmak üzere sürekli etki altındayız.

Dış etkilere karşı alınan önlemler bizi bazı tehlikelerden korur. Örneğin depremlere karşı dayanıklı binalar yaparız. Böylelikle deprem esnasında oluşabilecek zararlardan kendimizi en az zararla kurtarmış oluruz. Doğal yaşam alanımızda bu tür tehlikelerin oluşmasınıda normal karşılaşırız. yaşamımızda aldığımız bu önlemlerle birlikte sağlık açısından hangi önlemleri almamız gerekiyor.

Psikolojik tehdit unsurlarında bile insanlar psikologların uyguladıkları seanslara bireysel ya da ve toplu olarak katılarak ve ciddi rakamlar harcayarak kendilerini daha da sağlıklı bir yaşam alanı içinde görmek istiyorlar. Biyolojik tehditlere karşı mücadelenin temelinde ise bitkilerin gizemli dünyası gelir. Bilim adamları tarafından incelen bitkilerden elde edilen sonuçların artış hızı tehditsel sonuçlara karşı bizleri daha da güçlü yapar.

Bu doğrultuda anason bitkisi incelenmesi gereken bir bitkidir. pimpinella anisum olarak botanikçiler tarafından isimlendirilen anason sahip olduğu özellikler ile bir çok hastalığa karşı etkilidir. Anason şekilsel özellikleri ile ortalama 45 cm uzunluğa sahip beyaz renge sahip çiçekleri ve tüylü yapıya sahiptir. Anason kültür ortamında üretilen bir bitkidir. Şaşırtıcı bir şekilde anason bitkisi insan vücudunda bir anti uykusuzluk aracı olarak da görülebilir.

Anason bitkisinin büyüleyici dünyasına yaptığımız yolculukta bu bitkinin bir çok şikayet ve hastalığa karşı eşsiz faydalar sağladığını görebilirsiniz. sindirim sistemi için elektrikli süpürge gibi bir etkiye sahiptir. gaz şikayetlerini minimalize eder. Annelerin çoğu bebeklerinde oluşan gaz problemine karşı anason çayı kullanmanın faydalı olduğunu bilirler. Anason bitkisinin saglık biliminde olan önemi genelleme yaparsak sindirim sistemi ve akciğer rahatsızlıklarına olan etkileridir.

Anne adayları anason çayının anne sütünü artırdığını unutmayın. Anason faydaları ile astım ve bronsit gibi akciğer rahatsızlıklarına karşı etkilidir. anason bitkisini gelişi güzel kullanmak bazı yan etkilerin görülmesine neden olabilir. Böyle bir durumda anason tüketimini durdurun ve acilen doktorunuza başvurun.

Altın otu faydaları nelerdir

Altın otu faydaları nelerdir: Türler birbirinden kolayca ayrı düşmez ve birbirleri ile ilişkilidir. Doğa da halen bilinmeyen binlerce tür bitki ve bilinmeyen binlerce özelliklik ve insanlığın sağlığına ve hastalığına karşı şifa olabilecek bir çok bitki var. Seçkin bilim adamları gecesi gündüzü ile bu bitkilerin izini sürmekte. Başarılı çalışmalar yaparak doğa da yeni türler keşfetme arayışını sürdürmektedirler.

Bir bilmece gibi su, güneş ve doğaya uyum süreçlerini birleştirerek bir cevap ve çözüm arayışında olan bilim adamları bitkilerin ipuçlarından yola çıkarak aradıkları soruların cevaplarına ulaşmaya çalışırlar. Altın otu da yaşam da yer alan anahtar bitkilerden biridir. altın otu çiçeği sahip olduğu bir özellik nedeniyle ölmez çiçek ismi ile bilinir.

Botanikçiler tarafından ceterach officinarum olarak isimlendirir. Bitki bilimi uzmanları tarafından yapılan araştırmalar sonunda sonuç veriyor ve bu bitki araştırmacıları hayal kırıklığına uğratmayarak insan sağlığına olan faydalarını gün yüzüne çıkarıyor. Altın otu çiçeği koparılınca ve belli bir zaman geçsede şekil ve görünüşü değişmiyor. Altın otu bu nedenle ölmez çiçek ismiyle anılır. Bitkilerin derin yeşilliği içinde bazen de görünmeyen gizemli dünyalarında görünen özellikleri ile bilinmeyen sırları arasında bir bütünlülük söz konusu olabilir.

Altın otu sahip olduğu potansiyel özellikleri ile bitki biyologları tarafından boşaltım sistemi problemlerine olan etkileri ile baş ettiği saptanmıştır. Bitkilerin bu efsanevi türlerinden biri olan altın otu safra ve pankreasta oluşan salgıların artışını sağlar. Hayatımızda yaşanılması kaşınılmaz olan ve hastalıklar ve enfeksiyonların tehditkar durumlarına karşı bariyer oluşturacak olan bitkilerden biri de altın otu dur.

Altın otu yiyerek zamanın getirdiği güvensizlik ve karanlık zamanlarda bedensel takviyelerle biraz daha dirençli olmak mümkün. Altın otu bitkisi özellikle yaşlılık döneminde daha sık rastalanılabilecek problemlerden olan prostat, bağsur ve romatizmal hastalıklara karşı bizleri korumaya yardımcı olacaktır. bitki biyologları bu bitkinin tüketiminin tokluk hissi vereceğini söylemektedir.

adacayinin faydalari


Ada cayi genel özellikleri: Ada çayı ülkemizde oldukça sık kullanılan ve ülkemiz topraklarında rahatlıkla yetişme alanı bulmuş bir bitkidir. Ada çayı nın botanik dünyasında salvia cinsine mensup ve bitki bilimindeki adı da salvia officinalis' dir.

salvia officinalis lamiceae ailesine mensup bir bitkidir. Son olarak lamiales takımına mensup bir bitki olduğundan bahsedebiliriz. salvia officinalis ülkemizde bazı yörelerde diş otu bazı yörelerde ise mermeriye ismi ile bilinir. Ada çayı ülkemizin çoğu bölgelerinde kendiliğinden yetişme imkanını bulmuş bir bitkidir.

Ada çayı bitkisinin dış görünüşsel özelliği tüylerle kaplı olması ve ak renge bürünmesidir. Ada çayını çoğumuz kullanmayız.

genelde zayıflamak ya da bitki çaylarına düşkün olan kişiler tesadüfi olarak ada çayı kullanırlar. Bazen de güzel ya da kaliteli bir restoranta gittiğinizde söylediğiniz yemekteki mütiş koku ve aromanın nedenini ahçıya sorduğunuzda ada çayı olduğunu öğrenirsiniz.

Ada çayını genelde büyük marketlerde bitki çaylarının arasında bulursunuz. Ama aktarlardaki doğal olanı tercih etmeniz ada çayının tam olarak lezzeti ve aromasını görmenizi sağlar. Ada çayının faydalarını ilk kullanımdan itibaren hissedebilirsiniz.

Bu nedenle ada çayı kullanan kişi ada çayını tükettikten sonra bu bitkiyi sürekli olarak tüketmek ister. bitkiler su karbondioksit ve güneş ışığından ibarettir. Ancak bu üç bileşim bir araya geldiğinde sizlere kusursuz özellikteki bitkilerin çeşitli faydalarını sunmak üzere bir araya gelirler.

Ada çayı da doğanın insanları şaşırtacak derece faydalara ve özelliklere sahip bir bitkidir. Ada çayı ortalama boy olarak 50 cm arasında değişen bir bitkidir. Ada çayının özellikleri çok eskiden beri bilinmektedir. Hem yurtdışında hem de yurt içinde ada çayı kullanılmış ve kullanılmaya devam etmektedir.

Ada çayının ilk içiminde insanın göğsünde bir rahatlama ve ferehlama hissi uyandırır. Bu nedenledir ki bu bitkiyi kullanan insanlar hayatlarının bir yerinde kullanım alışkanlığı olarak bu bitkinin rahatlama etkisi ile başlayan daha sonra ise diğer faydaları devam eden bir kullanım sürecine girerler.

Ada çayı kullanımı değişik boyutlardır. Özellikle ada çayı bilinen türevleri ada çayı sirkesi, ada çayından elde edilem yağlar kullanım alanı ile oldukça geniştir.

4.6 milyar yıldır yaşamını sürdüren dünyamızda varlığını sürdüren diğer tür bitkiler gibi ada çayı kullanımını tam olarak keşfedilmiş bitkiler arasında söylersek pek de yanılmış sayılmayız. Ada çayı yayılma alanı ile nerdeyse koca Avrupa kıtasını kaplamış durumdadır.

Ülkemizde ise hem doğal olarak yetiştirilen hem de bu güzel bitki için elverişli alanlara sahip ülkemizde yetiştirme teklifini geri çevirmeyen memleketimizde ayrı bir ürün olarak da yetişebilmektedir. gazetelerde ve televizyonlarda ada çayı ile ilgili bazen bu bitkinin ne kadar faydalı olduğunu duyuyorsunuzdur.

Şimdi Ada çayı ile ilgili bilinmeyenler için sizlerle bir yolculuğa çıkalım. Bu yolculukta ada çayı bitkisinin bilim adamları ve doktorlar tarafından da onaylanan ve keşfedilmiş faydalarının bir kısmından bahsedelim.

Ada çayı faydaları nelerdir: yaşamımız iğne ipliği kadar hassas çizgiler arasında gidip gelmektedir. Bedenimizin savunması diğer zararlı virüsler ve mantarlar gibi kendini geliştirmek ve daha da sağlamlaştırmak zorunda. Şayet bu işlem yerine getirilmezse aşılması tehlikeli daha vahim durumlarla karşı karşıya kalmamak içten değil.

ada çayı keşfedilen özelliklerinden biri vücudunuzu yabancı güçlerin saldırılarına karşı yalnız bırakmayarak bir mütterik edası ve ideal bileşenleri ile vücudunuza giren mikropların bir çıkış bulamadan yok edilmesine katkı sağlar.

Ada çayının faydalarına geniş bir perspektif açısından incelediğimizde bir nehir misali sizin içinizdeki sıkıntı ve baskının hafiflediği hissini vermesidir. Bu doğrultuda yaşam savaşınızda ayağınızın kaymasına engel olur. Kalbinizin kolaylıkla pes etmesine karşı engel olur. Karaciğer hastalıkları, kramp girmesi, gece terlemesi, kanın temizlenmesi gibi kullanımı sonrası insanoğluna öğretecek daha bir çok öğretisi vardır.

Doğru kaynak doğru zaman ve doğru yerde kullanıldığında en iyi savunma aracı olur. Ada çayının doğru kullanımları size diyabet hastalıklarında ve sıradışı olarak böcek ısırmalarında etkili sonuçlara sizlere ulaştırabilir. Ada çayının faydalarını kullandıkça daha da fark edeceksiniz. sonuçların sizi şaşırtacağı muhakkaktır.

Özellikle bademcik rahatsızlıkları cerrahi müdahalesiz etkisiz hale getirilebilir. Ada çayının kullanım oranının ülkemizde giderek yükselmesi sevindirici gelişmelerdendir. Yaşam bileşenlerinin su ve ışığın oluşturduğu doğal bir bitkisel tedavi olan ada çayı sağlık açısından yeni bir penceredir. Uzmanlar ada çayı ile ilgili sizleri gebelik döneminde kullanımının sakıncalı olduğu konusunda uyarıyor.

Bitkilerin dünyasında yapılacak yolculuğumuz bizi bitkilerin varlıklarını sürdürmek için doğada sağladıkları adaptasyon ve modifikasyon süreçlerinde bünyelerinde ihtiva ettiği sistemlerin varlığını bizlere gösterir. Ada çayı da günümüze kadar varlığını sürdürmekle diğer tür canlılar gibi değerli olduğunu doğa da ispatlamıştır.

24 Mayıs 2011 Salı

Ahmet Maranki şeker hastalığı için öneriler

Ahmet Maranki şeker hastalığı için öneriler: Ahmet Maranki katıldığı programlarda şeker hastalığı için önerilerde bulundu ve bazı bitkilerin tüketimini önerdi. Yulaf, kereviz tohumu, arpa çimi, okaliptus, ceviz yaprağı, keçi sakalı, zeytin yaprağı, dulavrat otu, adaçayı, aslanpençesi, yaban mersini bitkilerinden eşit miktarlarda katarak çay gibi demleyin ve günlük olarak 3 ila 4 bardak arası tüketin.

Ceviz yaprağı, karahindiba ila kaynatılıp içildiğinde kandaki şeker oranını düşürecektir. Yabani olarak hindiba kökünü zeytingyağıyla kaynatın ve için, kandaki şeker oranını düşürecektir. Tere, marul, domates, patlıcan, turp, lahana gibi sebzeleri tüketmeye özen gösterin. Bu sebzeler şekeri düşürür.

ömer coşkun dan funda suyu ile zayıflama önerileri

ömer coşkun dan funda suyu ile zayıflama önerileri: Funda çok şifalı bir bitkidir.Funda bitkisi; İdrar yolları dezenfektanı, kabızlık giderici ve idrar söktürücü olarak kullanılmaktadır. Böbrek kumu dökücü ve selülit giderici etkiler de sahiptir.

Funda bitkisi kadar funda suyu da çok şifalıdır. Aktarlarda hazır olarak satılan funda suyu,çok etkili bir zayıflatıcıdır. Ayrıca iltihabı, romatizma ve ağrı kesici olarak da kullanılmaktadır. Funda suyu idrar yolları dezenfektanı, idrar söktürücü ve kabızlığı giderici etkilere sahiptir. Altına ıslatan çocuklarda faydalıdır.

Funda Suyu nasıl tüketilmeli: Özellikle zayıflamada etkili olan ve Funda yapraklarından elde edilen ve aktarlarda hazır olarak satılan funda suyu; bir ölçek funda suyu koyulan bir çay bardağının üzeri içme suyu doldurularak tüketilen bu faydalı ürünün günde 3 defa yemeklerden yarım saat önce içilmesi önerilmektedir.

Hazır funda suyunu, günde üç kez 1/4 ü funda suyu, 3/4 ü su olmak şartıyla kilo verme amacıyla kullanabilirsiniz. Zayıflama için kullanılan bu üründe diğer zayıflama yardımcısı ürünlerde olduğu gibi düzenli olarak kullanılması gerekmektedir. Etki süresi kullanan kişinin metabolizmasına bağlı olarak değişmekle birlikte ortalama 3 hafta içinde gözükmeye başlamaktadır.

Vücutta biriken yağların hızla yakılmasını sağlayan funda suyu çabuk ve sağlıklı kilo vermenizi sağlar. Ayda 7 kilo verilmesini sağlayan funda suyu herkesin kolaylıkla uygulayabileceği bir kilo verme yöntemidir. Herbalist Doktor Ömer Coşkun da zayıflama için funda suyunun hergün içilmesini tavsiye ediyor. Funda suyu ağır kokulu bir bileşim olduğundan kullananların şikayeti gene

llikle bu konudan rahatsız olmalarıdır. Funda suyu ile birlikte biberiye ve kekik sularının da kullanılmasının etkiyi arttırdığı bilinmektedir. Funda suyu aktarlarda bulunabilen bir üründür. Bunun yanında internet ortamında satın almak mümkündür.

hanımlar anason çayını mutlaka denemelisiniz

hanımlar anason çayını mutlaka denemelisiniz: Anason çayı bir çok faydası olan bir çaydır. Ancak bayanlara daha çok faydaları vardır. Yeni doğmuş bebekleri olan bayanlarda süt miktarını artırır. Genç kızlar da göğüs gelişimine yardımcı olur, orta yaşdaki bayanlarda ise göğüslerin dolgunluğunu korur. Hamilelik dönemlerinde miğde bulantısı olaylarını azaltır. Adet döneminin gün aralıklarını ayarlayıcı etkisi vardır.

Sinir Sistemi ve Kalp İçin Yararları Vardır. Sinir krizilerini önleyici etkisi vardır. Migrene iyi gelir. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku düzenini sağlar. Kalbi kuvvetlendirir ve kan dolaşımını ayarlar. Diğer Faydaları arasında, İdrar sökücü etkisi vardır. Vücuttaki pis atıkları boşaltır. Cinsel arzuyu artıracak yönce etkisi vardır. Astım, bronşit ve öksürük hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Bronşları boşaltarak nefes alımını kolaylaştırır.

Anason Çayı nasıl tüketilmeli: Bir bardak kaynamış sıcak suya 1 kahve kaşığı konarak karıştırılır. Vücut sıcaklığını gelene kadar beklenir ve ardından süzülerek içilir. Bu işlemi haftada bir kaç defa uygulamanız sizin yararınıza olacaktır.

bu çay sizi korur

bu çay sizi korur: rezene çayı bir çok faydası olan şifalı çaylardan biridir. Meyvesi, tohumları ve kökü kullanılır. Rezeneden baharat elde edilir. Ayrıca, rezene çayı hazırlanır. Rezene çayı öksürük ve akciğer hastalıkları ile damar sertliği ve hazımsızlığa karşı etkilidir. Bebek mamalarına katılırsa bebeklerde gaz şikâyetini azaltır.

Rezene çayının bir diğer faydası da arpacık gibi gözkapağı iltihaplarında pansuman olarak kullanılması ile iyileşmeye yardımcı olmasıdır. Özellikle rezene tohumundan elde edilen çay emziren annelerde ve bebeklerinde mide düzenleyici ve gaz giderici olarak kullanılır. Uyumayan bebeklere rezene çayı verilerek rahatlamaları sağlanabilir. Diğer yandan rezene çayı ılık haldeyken yüze uygulanabilir. Bu yöntem sivilcelerin azalması ve cildin daha pürüzsüz olması için kullanılır.

Özellikle yeni doğum yapmış annelerde ılık bir banyodan sonra alınan rezene çayı anne sütünün gelmesini sağlar. Aynı zamanda sütü artırıcı etkiye de sahiptir. Yine ılık haldeki rezene çayı gözlerin yıkanmasında ve gözlerin rahatlatılmasında kullanılmaktadır. Eski devirlerde rezene çayı gözlerin tedavi edilmesinde kullanılmıştır. Rezenenin yaprakları ve tohumunun kaynatılmasıyla elde edilen buhar, cildi temizler ve yüzdeki gözenekleri açar.

Kırmızı Pancar nasıl tüketilmeli

Kırmızı Pancar nasıl tüketilmeli: kırmızı pancar sağlık açısından bir çok faydası mevcuttur. bazı yörelerde cugundur olarak da bilinen kırmızı pancar suyunun yanı sıra turşu şeklinde de tüketilmesinde yarar vardır. Genel olarak faydaları Saç dökülmeleri, sedef hastalığı, egzama hastalığı, ürtiker, kurdeşen, vücut kaşıntıları, karaciğer hastalıklarına faydalıdır, Cildi güzelleştirir.

Yapılan bir araştırmada günde bir bardak kırmızı pancar suyunun 24 saat boyunca tansiyonu düzenlediği belirlendi. Araştırmada bir bardak kırmızı pancar suyunu içen gönüllülerin yüksek olan tansiyonunun bir saat sonra düştüğü tespit edilmiştir. Kırmızı pancar suyunun kan basıncını düşürücü etkisinin 3-4 saat içinde zirveye çıktığı ve 24 saat boyunca devam ettiği gözlenmiştir. Hipertansiyon hastaları mutlaka günde 1 bardak içmelidir.

Kırmızı Pancar suyu hazırlanış hikayesi: Kırmızı pancarı, 1 gece önceden, sirkeli suya koyup, bekletin. Sabah, pancarı kaynar suya koyarak, 3 dak kaynatın. Bir süre demlendirdikten sonra, suyunu süzün ve cam bir kavanoza koyun. Bu suyu 3 hafta boyunca, günde 3 kez aç karnına için.

işte gül suyu iksiri

işte gül suyu iksiri: çocukluğumuzdan bu yana gül suyu kullanırız. Gülsuyu bazen de tatlılarda lezzet versin diye bazen de güzel koku amacıyla kullanılır. Ancak gül suyunun bir çok faydası vardır.

Gül suyu ile cilt temizlemek : Bir kaba 2 yemek kaşığı kil, 3 yemek kaşığı gülsuyu ve 1 çay kaşığı zeytinyağını koyup iyice karıştırın ve koyulaşıncaya kadar iyice kaynatın. Yüzünüzü yıkadıktan sonra bu karışımı göz ve dudağın kenarları hariç cildinize sürün. 5 ya da 7 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu gül maskesi cildin kirlerini ve fazla yağlarını alıp temizler. Gül kokusu cildi rahatlatır ve besler. 4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül yaprağını ekleyip karıştırın.

15-20 gün güneşte tutup süzün. Gargara, losyon, makyaj temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz. Üç avuç taze gül yaprağını beş dakika suda kaynatın sonra bir çay kaşığı dövülerek toz haline getirdiğiniz ıhlamur yaprağından, bir çorba kaşığı taze kaymak, bir tatlı kaşığı süzme bal ilâve edin. Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave ederek karıştırın. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan bu karışımı yüzünüze sürebilirsiniz.

gül suyu cilt bakımı için şu şekilde kullanılır. Pul pul dökülen kuru bir cilde sahipseniz bu görünümden kurtulmak için kurutulmuş gül yapraklarını küçük parçalara bölün, süt, mısır nişastası ve bir parça bal ile karıştırın. 15 dakika beklettikten sonra, bu karışımla yüzünüze yavaş yavaş masaj yapın. Bu masaj sayesinde cildiniz kaybettiği nemi geri kazanacaktır.

3 çay bardağı gül suyuna 1 çay bardağı vazelin koyun ve karıştırın. Bu karışım el ve dudak çatlaklarına iyi gelecektir. Saf zeytinyağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın. Küvete banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice karıştırın, bu karışım hem güzel kokmanızı hem de rahatlamanıza yardımcı olacaktır. Saç bakımında gül suyu kullanılmalı. saçınız da sorun varsa 30 gr şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun ve karıştırın.

Saç diplerine masaj yaparak saçınızı yıkayın. Bu maske saçınızı besler, kepeklenmesini önler.4 damla gül yağını saç fırçanıza dökün saçınızı tarayın. sağlık için gül suyu kulllanın. Gül reçeli, gül şarabı, gül balı yenmeye devam edildiğinde mideyi kuvvetlendirir, yaralara ve tıkanıklıklara iyi gelir. İshali engellemek için 20 gr. Gül kurusunu 1litre suda kaynatın, günde 3 fincan içebilirsiniz.

2 su bardağı taze gül yaprağını, 2 bardak şeker ile karıştırın. 1 bardak su ile kısık ateşte 1-2 saat pişirin. Ocaktan almadan önce içine yarım limon suyu katın. Bu karışım hafif sindirim sistemi iltihaplarına, romatizma ve eklem iltihaplarına iyi gelir. 1 litre şarabın içine 1 avuç gül yaprağı atın, yarım saat dinlenmesi için bırakın. Cildinizi bu karışım ile temizleyin.

Gül yağının faydaları: Antiseptik (mikrop öldürücü )olarak kullanılan gül yağı makyajı temizler, ciltteki doğum lekelerini alır. Alerjik ciltlere iyi gelir. Cilde canlılık kazandırır. Boğaz ve bademcik iltihaplarının giderilmesine yardımcı olur. Ellerinizin ve cildinizin güzelleşmesi için gül yağını badem yağıyla karıştırıp, kullanabilirsiniz. şayet Hassas bir cilde sahipseniz gül suyu kullanın. Yün ve keten gibi sert kumaşlar cildinizi rahatsız ediyor.

Kaşınmaya ve bunu takip eden birkaç gün boyunca yanmaya sebep oluyor. Sürdüğünüz parfüm veya taktığınız nikel takılar teninize değdiği yerlerde kurdeşene neden oluyor. Kaşımasanız bile bir sivrisinek ısırığı günlerce kalıyor. İçeriğinde mineral yağ, koruyucu veya güçlü bir koku bulunan cilt temizleyicilerini uyguladığınızda, cildiniz bozulmaya daha meyilli hale geliyor.

Saçınızın doğal rengi sarı veya kızıl. Ayrıca teninizin rengi çok açık veya çilleriniz var. Güneşe, soğuğa, sıcağa, neme veya rüzgâra maruz kaldıktan sonraki birkaç gün cildiniz batıyor, kaşınıyor veya geriliyor.

Hamam otu tozu nasıl kullanılmalı

Hamamtozu nedir: Hamam tozu birçoğunuz bu kelimeyi ya hiç duymadınız ya da tam olarak ne olduğunu bilmiyor olabilirsiniz. Hamamtozu bir tüy dökme yöntemidir. Bunun nedeni ise hamamtozu ile tüy dökme kürleri nin eski zamanlarda yaygın olarak bilinmesi ve günümüzde giderek unutulmasıdır. İstenmeyen tüylerden kurtulmak için bir çok yöntem ağda, epilasyon, lazer gibi yöntemler vardır. Bir kısmı pahalı bir kısmıda can acıtır.

İşte bu durumda alternatif arayacağımız bir bitkisel ilaç olan hamam otu tozudur. Hamam otu acı yapmadan, canı yakmadan kullanıp istemediğiniz tüylerden kurtulabilirsiniz. yapmanız gereken bitkiselcilere ( aktarcılara ) gidip, Hamam otu tozu istemeniz ve eve gelip su ile karıştırıp tüylerin üstüne sürmek kalıyor. Yalnız dikkat edilecek bölge yüz hariç heryere sürülebilir. Hamam otu tozu nasıl temin edilir. Hamam otu tozunu kolaylıkla aktarladan temin edebilirsiniz.

Hamam otu tozu nasıl kullanılmalı: Güzel bir kaba hamam tozunu yeticek kadar göz kararı döküyorsunuz, üstüne çamur gibi yapıcak ne çok cıvık nede çok taşlaşmış olmuyacak. Daha sonra eldiven yardımıyla belirtilen bölgelere sürüp sadece 3-4 dakika beklemek olucak. 3-4 dakika bekledikden sonra sürülen bölgeyi su ile yıkamak olucak ve sonucu görebileceksiniz.

pürüzsüz cilt icon smile Hamam Otu Tozu ile istenmeyen tüylere bitkisel çözüm. dikkat edilmesi gereken nokta tüyler gittikden sonra 2-3 hafta sonra çıkmaya başlıyor.Jilet gibi dibinden almıyor ve dolayısıyla 2 misli çıkmıyor.Ciltte fazla beklenirse ( 3-4 dakika üstü ) tahriş yapabiliyor.Özellikle eldiveni belirtiyorum ellerinizle direk temasda biraz yakabiliyor.

Ahmet Maranki şifalı yemekler kitabı

Ahmet Maranki şifalı yemekler kitabı: Kozmik Bilim ekibi (KOBİK) aralıksız süren çalışmalarına bir kitap daha ekledi. Bu çerçevede “Yaşam Enerjisi” dizisinin beşinci kitabı olan Kozmik Bilim Işığında Şifalı Yemekler uzun çalışma ve emekler sonucu siz okuyucularla buluştu.

İnsanlığa faydalı olmak amacıyla ortaya çıkardığımız Kozmik Bilim Işığında Şifalı Yemekler isimli kitabın amacı karın doyurmak değil, sağlıklı beslenmeyi sağlamaktır. Bu hususta Tıp biliminin kurucusu ünlü hekim Hipokrat, “Yemeklerimiz ilaçlarımızdır. İlaçlarımız yemeklerimizdir” diyerek insan için bu çok önemli meseleye ışık tutar.

Kozmik Bilimin şuuruna erenler için yemekler sadece karın doyurmak amacıyla yenmez. Yemeklerin bedenimize ve ruhumuza verdiği şifası göz ardı edilmeden, tefekkür boyutu da unutulamaz.
Anadolu insanı olarak şifalı ve zengin bir yemek kültürümüz vardır. Orta Asya’dan başlayan göçlerden Selçuklu, Osmanlı ve Anadolu’ya dayanan bu zengin kültürün ürünü yemeklerimiz bütün dünya milletleri tarafından da çok beğenilmektedir.

Siz hiç, “Anadolu’nun yemekleri neden bu kadar çok beğenilir? Dünyanın en zengin mutfağı neden bize ait?” diye hiç düşündünüz mü? Unutmayalım ki bizim yemek kültürümüz dünyada eşi benzeri olmayan bir yemek kültürüdür.

Zikredilen bilgiler ışığından yola çıkan, Ahmet Maranki ve Elmas Maranki liderliğindeki Kozmik Bilim (KOBİK) ekibi, Anadolu’nun değişik yörelerinde yüzyıllardır bilinen ve insanımız için sağlık ve şifa kaynağı olan yemekleri bir araya getirdi.

19 Mayıs Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı Executive Şef Sedat Çat ustanın güzel mutfak uygulamalarıyla da süsleyerek göz ve damak zevkinize uygun hale getirdiğimiz “Kozmik Bilim Işığında Şifalı Yemekler” kitabı, Türk kültüründe örneği olmayan bir kaynak eser niteliği taşımaktadır.

Anneler Müjde!

Kitabın içindeki tariflerin yanı sıra her yaştaki çocuklar için hazırlanan doğal mamalar ve çorbalar annelerin en büyük yardımcısı olacak!

Yemeklerin, meyve ve sebze sularının, şerbetlerin ve diğer yiyeceklerin hazırlanması, hamileler, çocuklar, ihtiyarlar, gençler ve farklı mizaçların neleri yiyip, neleri yememesi gerektiğine dair metodlar, meyve ve sebze sularının şifa etkisini kaybetmeden hazırlanması, meyve ve sebzelerin sağlıklı pişirilme metodları, hangi mevsimde nelerin yenmesinin şifa olacağı, bitkilerin içindeki besin değerleri, hangi besinlerin hangileriyle pişirildiğinde sağlıklı karışımlar meydana getirdiği, öğün sayısı, yeme vakitleri ve sağlıklı beslenme listelerini bulacaksınız.

Satışları milyona varan “Yaşam Enerjisi, Masajla Mucizevî Tedaviler, Noktalarla Mucizevî Tedaviler ve Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler” kitaplarından sonra hazırlanan bu eser, sağlıklı beslenmek ve yediğinden şifa bulmak isteyenler için kaçırılmaması gereken bir nitelik taşıyor.

Ahmet ve Elmas Maranki’nin 250′den fazla tarifi içeren eseri Kozmik Bilim Işığında Şifalı Yemekler kitabı tüm seçkin kitapevlerinden temin edebilirsiniz!

Kaynak : Maranki.com

Kefir gerçekten faydalımı

Kefir Danesi Nedir: Kefir yapmak üzere süte maya olarak kefir danesi katılır. Kefir danesi beyaz renkte, karnabahar loplarını andırır görünümde ve daneler genellikle bezelye büyüklüğündedir. Fakültemiz Süt Teknolojisi Anabilim Dalı'nda değişik yerlerden getirilen kefir daneleri üzerinde yapılan çalışmalar bunlarda birbirinden farklı mikroorganizmalar bulunabileceğini göstermiştir. Danelerin hepsinde L. lactis , Lb. casei, Lb. bravis bakterileri ile Kluvveromvces lactis veya Kluvverromyces fragilis in mevcut bazılarında da L. faecalis, L. cremoris bulunduğu anlaşılmıştır. Bu mikroorganizmaların bir kısmı süt şekerini parçalayıp süt asidi oluşturarak sütü pıhtılaştırırlar. Bazıları proteinleri parçalarlar. Fermantasyon sonunda hoş içimli ayrandan daha kıvamlı kefir ortaya çıkar. İyi bir kefir danesi yapışkan ve yumuşak olmalıdır. Elastiki bir yapı göstermelidir

Kefir yapımı: Kefir üretiminde esas olarak inek sütü kullanılır . Evlerde ve endüstriyel şekilde süt fabrikalarında kefir yapılışı birbirinden farklıdır. Burada evlerdeki üretiminden bahsedilecektir. Kefir yapımında kullanılacak süt 5 dakika kadar iyice kaynatıldıktan sonra bir kaba konur ve 25°C' ye soğutulur. Üzerindeki kaymak tabakası alınır ,1 litre süte 15-20 gram kadar kefir danesi katılır iyice karıştırılır. Kabın kapağı kapatılır ve süt 20-25°C 'de kalacak şekilde muhafaza edilir. Soğuk havalarda kabın etrafı bezle sarılır. Kabın 20-30°C' lerde olması sağlanır. Bu sıcaklık yoğurt yapmak üzere sütün mayalandığı dereceden düşüktür. Zira yoğurt için mayalama sıcaklığı 42 -45°C dir. Kap içindeki süt normal olarak 18-24 saat sonra pıhtılaşır. Pıhtılaşma süresi üzerine süte katılan kefir danesi miktarı, bekleme sırasındaki sütün sıcaklığı etkili olmaktadır. Kış günleri ve soğuk havalarda kabın etrafı sarılmaz ise sütün sıcaklığı düşeceğinden, bazen pıhtılaşma gecikir veya hiç gerçekleşmez.

Kefir oluşunca buzdolabına alınır ve soğuyuncaya kadar burada bekletilir. Buzdolabından alınan kefir, danelerin ayrılması için bir kabın üzerine yerleştirilen tel süzgeçten geçirilir. Süzgeç üzerinde kalan daneler hemen kefir yapımında kullanılabileceği gibi yıkanarak bir su bardağı içerisinde buzdolabında bir hafta, kadar saklanabilir. Saklanmak istendiği zaman daneleri örtecek kadar bardağa su koymak gerekir. Elde edilen kefir hemen içilebilir veya 2-3 gün buzdolabında kalabilir. Bu süre içinde kefirde asit fazlalaşır, karbondioksit oluşur dolayısıyla tat ve aroma değişir. Kefirin bileşiminde yer alan maddeler esas itibariyle yapıldığı, sütün özelliklerine, bağlıdır. Ayrıca bileşimi, tadı ve aroması üzerine sütün mayalama sıcaklığı, bekleme süresi, yapımdan sonra içilinceye kadar geçen süre etkili olmaktadır.

Kefir gerçekten faydalımı: Kefir, ekşi ve ferahlatıcı tadı ile ayrana, yoğurtta bulunan maya ve bakterilerin bağırsak siteminde tutunma özelliği olan ‘probiyotik’ yapıları ile de yoğurda benzemektedir. Kefir de doğal olarak yer alan bakteriler ve mayaların simbiyotik etkileşimi sonucu oluşan yapılar bu içeceğin düzenli tüketilmesi durumunda sağlık açısından faydalar içermektedir. Değerli vitamin ve mineraller ile yüklenmiştir, kolay sindirilebilir proteinler ve doğal antibiyotik özellikler içermektedir.

Son yıllarda rafine gıdaların tüketimindeki artışa paralel olarak, turşu, kefir, boza, çeşitli salamuralar gibi geleneksel Fermantasyon gıdalarının az tüketilmesi, süt ve yoğurt gibi fazla tüketilenlerin ise ekşimesin ya da kesmesin diye pastörize edilmesi ya da antibiyotik katılması vücudumuzun mükemmel probiyotik dengesini alt üst etmiştir. Bebeklikten ergenliğe kadar kemiklerin ve dişlerin oluşumu ile sağlıklı dokuların ve kasların gelişiminde olumlu etkiler. Vücudun gelişmesi için gerekli olan vitamin, mineral ve protein desteğini sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır. Aşırı çikolata, şeker ve sakız tüketen çocukların sağlık risklerini azaltır. Diş çürüklerini önler. Şekerin özümlenmesini sağlar ve şekeri enerjiye dönüştürür.

İştah açar ve beslenmeye güçlü destek olur. Asabi hastalıklarda rahatlatıcı görev yapar. ishale ve kabızlığa iyi gelir. Kansızlığı önler ve kan bozukluğunu giderir.Tırnakların sağlıklı kalmasını sağlar. Görme yeteneğini güçlendirir. Kesiklerin ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar. Zeka gelişimine önemli katkı ve zihinsel aktiflik sağlar. Astım ve allarjiye karşı direnç oluşturur. Çocukların büyümesinde doğal koruma ve güvenli beslenme sağlayan nefis bir süt içeceğidir. Büyümeye güçlü destek sağlar. Boy uzamasına ve sağlıklı gelişime yardımcı olur. Ergenlik dönemine pozitif etkinlik katar. Hormon dengesini sağlar. İhtiyaç duyulan enerji için mükemmel destek verir. Zihinsel ve fiziksel gelişime benzersiz katkı sağlar. Beyin hücrelerini aktifleştirir ve beyinsel dinamizmi arttırır.

Aşırı şişmanlamaya veya zayıflamaya karşı frenleyici görev üstlenir. Sindirim sistemini inşa eder ve tam beslenme sağlar. Sindirim esnasında protein sentezine olumlu yardım eder. Bağırsak florasını inşa eder. Böbrek fonksiyonlarını düzenler. Vitamin ve Minareller arasında işbirlikçi yapısıyla simbiotik çimento görevi görür. Cilt güzelliğine ve parlaklığına olumlu etkiler yapar. Ciltteki yağlanmayı ve kepeklenmeyi önler. Saçları kuvvetlendirir. İç ve dış kanamalarda kanamaları durdurmaya yardımcı olur. Yanıkların hızlı iyileşmesini sağlar. Dokuları tamir eder. Vücudun sıvı dengesini optimum seviyede tutar. Dna sentezini ve yenilenmesini olumlu etkiler. Hücrelerin oksijen almasında etkili görev üstlenir. Gençlik döneminin etkin, enerjik ve aktif bir dönem olmasında unutulmaz bir partnerdir. Gençlik ve dinçlik duygusunun sürekliliğini sağlar. Yorgunluk ve strese karşı koruyucu bir kalkandır.

genital fonksiyonların devamlılığında aktiflik kazandırır. Vücudun bütün organlarının uyumlu ve senkronize çalışmasını düzenler. Kanı temizler, klosterolü dengeler ve yüksek tansiyonu düşürür. Damar sertliğini ve kalp krizi riskini önler. Uykusuzluğu giderir. Spor yapanlar için enerji deposudur. Ferahlatıcı hoş kukusu ve benzersiz tadıyla rahatlık verir, dinlendirir ve gevşetir. Yemeklerde keyfinize keyif katar. Hazmı kolaylaştırır. Diyet yapanlar için en ideal içecektir. Kilo aldırmaz ve beslenme sentezi oluşturur. Kemoterapi tedavisi sürerken vücudun güçlü kalmasını ve beslenmenin devamlılığını sağlar. Kas kasılmalarını ve krampları önler. Selülitlere karşı etkindir. Yağ dokularını çözümleyici fonksiyon içerir. Sindirim sistemindeki trafiği düzenler.

Birçok hastalığın oluşumunu ilk başlangıçtan itibaren hemen önler. Başta üreme hormonları östrojen, progesteron, testesteron olmak üzere kortizon, ensülin, trioid, serotonin ve adrenal hormonları üzerine olumlu etkiler yapar. Mide asitleri ile salgıların düzenli ve verimli üretilmesine katkıda bulunur. Alkol alanlar açısından kaybolan vitaminleri geri alımında tam bir takviye sağlar. Zehirlenmelere karşı kanı temizler. Vücuda giren siyanürü etkisizleştirir. Saç dökülmesini azaltır. Doğum kontrol hapı ve idrar söktürücü ilaç alanlara yardımcı olur. Antibiyotik ilaçlar vücuttaki tüm vitaminleri ve bakterileri öldürdüğünden; doğal savunma ve savaş ordularını kurarak doğal antibiyotik görevi üstlenir. Sinir sistemini sürekli reorganize ettiğinden çelik gibi güçlü yapı oluşturarak sakinlik ve rahatlık verir.

Antioksidan özellikleri ile hücre yenilenmesine katkı sağlar. Menopoz dönemindeki riskleri azaltır. Aşırı yıpranmayı ve yaşlanmayı yavaşlatır. Damar sertliğini engeller. Kemiklerin ve kasların güçlü kalmasına destek sağlar. Osteoporoz ve Alzheimer hastalığına karşı direnç oluşturur. Prostat ve bağırsak kanseri başta olmak üzere birçok kanseri önleyici etkisi olduğu bilinmektedir. Adale kasılmaları ile felce karşı etkindir. Ellerdeki titremeler ile bellek zayıflığını ve dikkat azalmasını önler. Kronik güçsüzlüğe karşı kuvveti arttırır. Sinir iltihaplarına bağlı olarak el ve ayaklardaki uyuşma ile karıncalanmaları azaltır. Görme zayıflığını ve katarakt oluşumunu engeller. Serbest radikallerin, ağır metallerin ve zehirli gazların vücuttaki olumsuz etkilerini azaltır. Kronik depresyona karşı olumlu iyileştirmeler yapar. Genç yaşlanmayı sistemize eder. Mutlu bir yaşlılık dönemi için vazgeçilmez doğal bir dosttur.

Kına yakmak sağlığa faydalımı

Kına yakmak sağlığa faydalımı: kına bir bitkiden üretilir. Kına latince ismi Lawsonia inermis, kınagiller Lythraceae ailesinden çalımsı bir bitki ve bu bitkinin yapraklarının kurutulup öğütülmesiyle hazırlanan tozdur. Kına ağacının yapraklarının kurutulup öğütülmesi ile elde edilir. Kuzeydoğu Afrika kökenli olan bitki Kuzey Afrika, Hindistan ve Sri Lanka da yaygın bir biçimde yetiştirilir.

Kına ülkemizde yetişmez. Dikenli ve beyaz çiçeklidir; yaklaşık 2-3 santim uzunluğunda,sivri uçlu ve esmer yeşil renkli yaprakları vardır. Saçları besler ve kuvvetlendirir. Dolamaya sürülürse ağrısını hafifletir ve iyileşmesine yardımcı olur. Uyuz ve egzamaya karşı faydalıdır. Ayak terlemesini ve kokusunu engeller. Guatıra sürülürse faydası görülür. Ağızdaki yaraları ve deri çatlaklarını iyileştirir. Baş ağrısına karşı da faydalıdır.

Kına nasıl kullanılmalı: Genellikle lapa haline getirilip haricen süs ve boya maddesi olarak kullanılır. Özellikle ele ve saça kına yakmak oldukça yaygındır. Alerjik derilerde egzamaya neden olabilir. Çeşitli boyar maddeler ve tanen içeren yapraklar toz haline getirildikten sonra saç, tırnak ve parmakların boyanmasında kullanılır. Ayrıca Türk örf ve adetlerinde gelin ve damatlara askere gönderilen erkeklere kına yakılır. Boyadığı dokuya kızıl renk veren kına tozu ticarette başlıca esmer ve yeşil kına olmak üzere iki tipte bulunur. Yeşil kına saf kına değildir.

Ahmet Maranki kına faydaları üzerine: Kına, mayalı hamur, tereyağı üçü eşit olarak alınır, lapa haline getirilip, guatırın üzerine bağlanırsa guatırı eritir. Kına, tuzsuz tere yağı ile merhem yapılır, uyuz ve egzamaya sürülürse giderir. Kına, kaynatılarak yanıklar pansuman yapılır, sıcak olarak ağız gargara edilirse ağızdaki yaraları ve çatlakları şifaya kavuşturur. Kına, kaynatılır, suyu içilirse sarılığa, idrar zorluğuna şifa verir, kumları döker, gastrit ve kolite karşı şifa verir. Kına, tuzsuz tere yağı ile hamur yapılır ve apse üzerine konulursa fayda sağlar.

Sirke ve kına hamur yapılarak ayağın altına sürülürse bu da harareti derhal aşağı atar ve keser. Kına, sirke ve arpa unu lapa haline getirilip ayak ve ayak parmaklarına sürülürse bu bölgedeki sancıları azaltır. Kına su ile hamur yapılıp ayaktaki yaralar üzerine konulursa şifa bulunabilir. Ayak terlemelerinde kına pudra olarak kullanılırsa iyi neticeler alınabilir. Kına kaynatılarak elde edilen su ile gargara yapılırsa bademcik iltihabında şifa bulunabilir.

Kına, tuzsuz tere yağı ile macun yapılır birer kaşık yutulursa bağırsak iltihabına faydalı olur. Öksüz odu ve kına macun yapılır ve basur üzerine konursa şifa sağlar. Kına ve tuzsuz tere yağı ile merhem yapılır ve cerrahi yaralar üzerine konulursa iyileştirir. Kına su ile hamur yapılıp burun şişliği üzerine konulursa şifa bulunabilir. Kına hamur yapılık ayak altına sürülürse çiçek hastalığına iyi gelir.

23 Mayıs 2011 Pazartesi

ağız kokusu kürü nasıl uygulanmalı

ağız kokusu kürü nasıl uygulanmalı: Ömer Coşkun ağız kokusu için sizlerinde yararlanabileceği bir kür tarif ediyor. Ağız Kokusu iki boyutta incelenen bir durumdur. İlk durum fizyolojik durum olup ağız kokusu olan kişilerde ağız kokusunun nedeni ağız kokusuna etken olabilecek maddelerin tüketilmesi ve bu doğrultuda oluşan ağız kokusudur. İkinci durum ise patolojik kökenli durumlar bu durumlarda ağız kokusu 3 boyutta incelenebilir.

Bu boyutlardan ilki kişi ağız kokusunun olduğunun farkında değildir. İkinci boyut ise bireydeki kötü kokuyu onunla diyaloga girenler tarafından anlaşılır ve şahıs ikaz edilir. Son durum ise kişi kokunun farkındadır. Oluşan kötü koku kişiyi rahatsız eder. Özellikle de çevresini. Bu konuda araştırmalar yapan bilim adamlarından biri de Ömer coşkundur. Ömer Coşkunun ağız kokusu için bitkisel çözüm önerilerini açıklayacağız.

Ömer coşkun ağız kokusuna karşı şifalı bitkilerle bu sorunu ortadan kaldırmak ve ağız kokusuna bitkisel çözüm yolu bulmak için araştırmaları olmuştur. Ömer Coşkun ağız kokusu için 3 adet kür önermektedir. Bu kürlerden ilki mersin ağacı yaprağı ile kuru üzümün bir çanakta hamur kıvamına getirilerek tüketilmesi şeklinde. Ömer Coşkun ağız kokusu için önerdiği ikinci kür karanfil, mesleki tarçın ve baldan oluşuyor. Bu kürü hazırlamak da oldukça basit saydığımız malzemelerden 3’ er kaşık tatlı kaşığı bir çanakta toplanır.

Sonra un haline getirilene kadar ezilir. Bal ile hamur şekline getirilir. Sonra da tüketilir. Ömer coşkun’ un ağız kokusu için önerdiği son kür yine baldan ve gül kurusu, Hindistan cevizi, meyan kökü, karanfil, öd ağacı, tarçından oluşan bir kür. Bu kürün hazırlanışı da oldukça basit karışımı un haline getirin. Sonra bal ile hamur şekline getirdikten sonra tüketin.

sıcak su içerek zayıflayın

sıcak su içerek zayıflayın: çevremizdeki bir çok bayan elinde bir bardak sıcak su ile gün boy işyerlerinde ya da evlerinde zayıflamak için sıcak su tüketirler. sıcak su içmek gerçekten zayıflatırmı. Sıcak su soğuk su arasında nasıl bir fark var .Zayıflmaak için su ne kadar gerekli.

Su ile zayıflamak için günde ne kadar içilmeli, Bİrçok soru var aslında değil mi. Sıcak su ve soğuk suyu nasıl tüketmeliyz kizayıflayabilelim bu yazımıza göz atın. Beslenme uzmanlarına göre maalesef hiçbir besinin ya da içeceğin zayıflatmaya direkt olarak bir etkisi bulunmamaktadır. Sabah içilen limonlu ılık su içeriğindeki limonun C Vitamini içeriği dolayısıyla güne daha zinde başlamanıza yardımcı olabilir. Sıcak su ile soğuk su arasındaki terk fark ise mideyi terk etme hızıdır.

Soğuk su mideyi 20 dakika içerisinde terk ederken, sıcak su mideyi 80 dakikada terk eder. Bu nedenle çok fazla yemek tüketen kişiler mide hacmini dolu tutmasını sağlayabilmek için ılıktan sıcağa yakın olacak şekilde su tercih edilebilir. Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı problemleri ortaya çıkabilir. Sindirim sistemi de daha az elastik olur, kabızlığa yol açar.

Çinliler soğuk içip yemenin içsel organları daha çok büzdüğüne, problemleri daha da kötüleştirdiğine inanır. Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.

ısırgan otu saçlar için nasıl kullanılmalı

ısırgan otu saçlar için nasıl kullanılmalı: Isırgan otunun bir çok faydası vardır. Gerek çay gibi içilerek, gerek lapa yapılarak, gerekse suyundan faydalanılarak kullanılan, tohumları, kökleri, sapları ve yaprakları ile mucize gibi bir bitki.. Pek çok derde deva olan ısırganı taze bulabildiğimiz şu aralar bol bol almakta fayda vardır.

Saçlarınız ince telliyse, dökülüyorlarsa, püskül püskül olmuşlarsa, yıpranmış görünüyorlarsa, ısırgan otu tam size göre bir bitkidir ısırgan otu. Saçlarınız için ısırgan otu kullanmalısınız. Dökülme duruyor, Saç telleri kalınlaşıyor, Saçlar gürleşiyor, Güçleniyor, Hacim kazanıyor, 2 sap ısırganı sapları ve yaprakları ile birlikte küçük bir kaba koyup, üzerine 1 su bardağı kaynar suyu dökün. Ocağın altını açıp, 3 – 4 dakika kadar da kaynatın. Kaynattıktan sonra ocağın altını kapatıp 10 dakika kadar demlenmeye bırakın.

Demlenen ısırganın suyunu güzelce süzün; hatta lapasında kalan suyu da süzgeçte bir kaşık yardımı ile ya da eliniz ile bastırarak süzün. Süzülen bu suyu saç diplerinize parmak uçlarınız ile masaj yaparak yedirin. Isırganı demlerken, kaba sığması için ikiye ya da üçe kırarak ya da bitkiyi ince ince kıyarak da demleyebilirsiniz. (mutlaka eldiven kullanınız! ) Hergün düzenli olarak bunu yaptığınızda sadece bir haftada bile saçlarınız eski sağlığına geri dönmeye başlıyor ve ilk ısırgan suyu tedavisinden itibaren dökülme duruyor. Bir kaç ay boyunca düzenli olarak sürekli yaparsanız eğer, (saç kökleriniz ölmemiş ise) dökülmüş saçlarınızın yeniden canlandığını görme olasılığınız da çok yüksek.

Acı Yonca nasıl tüketilmeli

Acı Yonca özellikleri: Acı Yonca bitkisinin bağlı olduğu aile grubu Acıyoncagiller diğer ismi ile yani latince ismi ile Menyantheaceae dir. Acı Yonca memleketimizde Su Yoncası ya da bataklık yoncası olarak da bilinir. Bunun nedeni ise bataklık ve su kenarlarında yaşama alanına sahip olmasından kaynaklanır. Acı Yonca bitkisinin Yoncagiller ailesine bağlı bitkilerle herhangi bir alakası yoktur.

Bu bitkiye Acı Yonca denmesinin nedeni şekil olarak Yoncagiller familyasına benzemesinden kaynaklanır. Acı Yonca bitkisinin diğer özellikleri arasında boylarının kısa olması ve ortalama olarak 30-35 cm arasında değişkenlik gösterebilmektedir. Acı Yonca bitkisinin çiçeklerinin rengi beyazdır. Bu bitki ayrıca çok yıllık bir bitkidir.

Acı Yonca bitkisi ülkemizde rahatlıkla yaşama alanı bulan bitkilerden biridir. Acı Yonca Avrupa kıtası ile Asya kıtaları olarak söz edilebilir. Bu kıtaların bataklık alanlarında ve dere sularının hafif harekli alanlarında yaşama alanı bulabilmiştir. Acı Yonca bitkisi yani diğer adıyla Su Yoncası yüzyıllardır hastalıkların tedavisi amacıyla kullanıldığı bilinmektedir.

Bu nedenle bu bitkiyi kültürel ortamda hastalıklara karşı tedavi sağlamak amacıyla üretim yoluna gidilmiştir. Bitki yaz aylarında toplanır ve harmanlanır. Ülkemizde birçok bitki türü kendine yetişme alanı bulmuştur. Acı Yonca bitkisi de bunlardan biridir. Acı Yonca diğer ismi ile Su Yoncası Ülkemizin Batı Karadeniz Bölümünde özellikle Bolu yöresinde kendiliğinden yetişme alanı bulan bir bitkidir.

Acı Yonca faydaları: Acı Yonca bitkisi özellikle yaprakları itibariyle ilaç ve bitkisel tedavi alanlarında kullanılabilecek bir bitkidir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Acı Yonca bitkisi geçmişten günümüzü birçok hastalığa karşı şifalı bitkiler sınıfında yer alarak bitkisel tedavi amacıyla kullanılma yoluna gidilmiştir.

En çok kullanıldığı alan geçmişten de bilindiği üzere C Vitamini azlığı içindir. C Vitamini azlığı ile ilgili olarak baş gösteren ve adına skorbüt hastalığı denen bir hastalık türemiştir. Bu hastalığa karşı kullanılan Acı Yonca diğer ismi ile Su Yoncası oldukça faydalar sağlamıştır. Bu hastalık dışında iştahsızlık problemi olan ve romatizmal rahatsızlıklara karşı faydaları olduğu bilinen bir bitkidir.

Günümüzde yapılan araştırmalar Acı Yonca faydalarının sadece yukarıda bahsedilen faydalarla kalmayıp birçok hastalığa karşı faydalarının olduğunu ispatlamıştır. Acı Yoncanın bir diğer faydası Adet Düzensizliği sorunu olan bayanların Adet Düzenlerinin normale dönmesi yolunda katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte Acı Yonca bitkisi özellikle ateş durumlarında ateş düşürücü olarak faydalıdır. Bu özelliği ile çok uzun zamandan beri tercih edilen bir bitkidir. Acı Yonca sindirim sistemi işlevlerindeki faydası da bilinmektedir.

Acı Yonca nasıl tüketilmeli: genellikle bazı ilaçların yapımında kullanılması ve şifalı bitkliler sınıfında yer alarak şifalı kürler özellikle Acı Yonca çayı olarak kullanılması ile tercih edilmektedir.

Karabaş otu çayı nasıl hazırlanmalı

karabaş otu özellikleri: Ballibabagiller familyasından, bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Ezildiği zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkartır. Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Bir türünden, “Karabaş yağı” denilen bir yağ çıkartılır. Yurdumuzda alçak maki gruplarıyla birlikte yetişir. Marmara ve Ege bölgesinde yaygın yapraklarından uçucu yağ elde edilir, süs bitkisi olarak da yetiştirilir…

karabaş otu nelere iyi gelir: Balgam söktürücüdür. İdrar yolları iltihaplarını giderir. Antiseptik ve yara iyileştiricidir. Ağrı kesicidir. Sinirsel bas ağrısı ve uykusuzluğa iyi gelir. Sara ve astımda yatıştırıcı bir etkisi vardır. Egzama yaralarına iyi gelir. Sinir ve kalp kuvvetlendiricidir. Ses telleri enfeksiyonları ve tansiyon düşürücü etkileri vardır.

Kan dolaşımını düzenleyici, kan sulandırıcı ve damar genişletici özelliklere sahiptir. Sigara bırakmada faydalıdır. Uykusuzluk, yüksek tansiyona karşı etkilidir. İçeriğindeki hücre bölünmelerini engelleyen peril alkol ile kansere karşı koruyucu ve tümör yok edici özelliklere sahiptir.

Akciğer ve kan kanseri ve beyin tümörlerinin ilerlemesinde geciktirir; prostat, pankreas, barsak ve meme tümörlerine karşı da iyi gelir. şifalı bitki uzmanı doktorlar, İbrahim Saraçoğlu, Ahmet Maranki ve Ömer Coşkun Karabaş otunun faydaları konusunda bitkisel kürler açıklıyor. Karabaş otunun hangi hastalıklara iyi geldiğini anlatıyor.

Ömer Coşkun karabaş otu kürü: Kas erimesi için günde 3 öğün çayını içmek faydalı olur. Rahatlatıcı etkisi vardır. Yolculuk esnasında da alınması uygundur. Sigara burakmak isteyenler için faydalı bir bitkidir. Karabaş otu çay olarak içilerek tüketilir yada yağı haricen kullanılır.

Karabaş otu çayı nasıl hazırlanmalı: 1 litre kaynar suya 20 gr. kurutulmuş karabaş lavantası yaprak ve çiçek karışımı hesabıyla kaynar suyun içinde 10-15 dakikalık demlendirmeyle bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyon, günde iki-üç kez birer bardak içilir. Sigara bırakmak isteyenler için kullanımı şu şekildedir.

Kaynamakta olan bir su bardağı suya bir tatlı kaşığı dolusu ufalanmış karabaş bitkisinden ilave edilir ve dört dakika hafif ateşte kaynatılır. Daha sonra ılımaya bırakılır. Ilıdıktan sonra süzülür. Her sigara içme ihtiyacında bir kere gargara yapılır (ağız çalkalanır). Yutulursa da bir mahsuru yoktur.

Alzheimer hastalığı neden kaynaklanır

Alzheimer hastalığı neden kaynaklanır: Alzheimer günümüzde adını sıkça duyduğumuz bir hastalık haline gelmiştir peki Alzheimer nedir. Aslında Alzheimer bunama nedenlerinden biridir. Bu hastalık beyinde bulunan hücreleri tahrip eder ve hücrelerin yok olmasına neden olur. Alzheimer rahatsızlığı bunamanın başlıca nedenlerinden biri olması itibariyle beyinde yapılan bazı fonksiyonların yapılmamasına sebep olmaktadır.

Alzheimer hastalığına sahip bireylerde bazı fonksiyonların yapılması bazen kısmen bazen de tamamen yok olur bunlardan bazıları; ilk olarak ve genel olarak görülen hafıza kaybı, sonrası ve diğer ortaya çıkan bulgular kişilikte ve davranışta yaşanan değişimler, bazı konuları idrak etmekte ve konuları analiz etmede ortaya çıkan sorunlar, konuşmada gereken cümleleri ve kelimeleri seçememek, işleri rutin ve alışılagelmiş düzeninde yapamama gibi bulgular Alzheimer de kendini gösterir.

Yukarıda anlatılan bulgular zamanla giderek daha da artan şiddette eğilim gösterir. Bulguların artışındaki sürat hastadan hastaya değişir. Hastalık ilerledikçe Alzheimer olan bir kişi normal hayattan kopma eğilimi gösterir. Hayat şartlarına alışamaz ve dünyadan kopma noktasına gelir. En kötüsü ise çevresindeki insanlara bağlı kalmak zorundadır. Bu bağımlılık daha da artması hem çevresindeki insanlar için zorluk hem de kendisi için zorluklara neden olur.

Ahmet maranki Alzheimer hastalığı için bitkisel kürü: Alzheimer hastalığı için değerli hocalarımız Ahmet maranki bu hastalığa faydalı olabilecek bazı bitkilerden bahsederek Alzheimer hastalığı olan kişilerin bu bitkileri kullanması gerektiğini vurgulamıştır. Alzheimer için zeytin yaprağı çayı başta olmak üzere yeşil çay ya da üzüm çekirdeği ve ceviz çok faydalı olabilir.

Bunun için yapmanız gereken şey günde en az 10 bardak (çay bardağı) zeytin yaprağı çayı içilmelidir. Bunun yanında Alzheimer için çok faydalı olabilecek bir diğer şey ise yeşil çaydır. Bunun yanında Alzheimer için çok faydalı olabilecek bir diğer bitki ise biberiyedir.

Ametist taşı nasıl kullanılmalı

ahmet maranki ametist taşı özellikleri: ametist taşı bazı uzmanlar yaptıkları araştırmalar neticesinde taşların insanlar üzerinde etkisi olduğu ve bu taşların insanları bazı fizyolojik ya da psikolojik olarak etkilediğini savunur. Ahmet maranki ametist taşının insanların gün boyu yaşadıkları ve maruz kaldıkları bunalımlı ve sıkıntılı durumlarda ortaya çıkan stres ve türevlerine karşı faydalı olabileceğinden bahsetti. Ahmet maranki ayrıca insanların beyinlerinin renginin mor olduğundan bahsediyor.

Bu dip notu da verdikten sonra ametist taşının bazı özelliklerinden bahsedelim. Ametist taşı familyası kuvarstır. Renk olarak ise mavi türü ya da mavi mor türü bulunabilir. Ametist taşı geçmişten beri kullanılan bir taştır. Ve asırlar boyunca değerli bir taş olarak yerini toplumların dinamizminde yerini alabilmiştir. Şöyle ki Asya imparatorluklarında ve mısır medeniyetinde mühür olarak kullanılmıştır.

Ametist taşı nasıl kullanılmalı: Ametist taşı geçmişte insanlar tarafında alkolizmi yok eden taş olarak bilinirdi. Bu nedenle insanlar o zamanlarda içki içtikleri çanakları ametist taşından yaparak kendilerini içkinin bağımlı etkisinden uzak kalacaklarına inanırlardı. Bir diğer inanışa göre ametist taşı insana mutluluk veren hormon olan endokrin ve mikroplara karşı vücudumuzu savunan bağışık sistemimizi kuvvetlendirdiğine inanılır.

Ahmet maranki hocamızın bahsettiği ametist taşı kanı temizlemesi, zihni canlandırması, telkin edebilme özelliği, sakinleştirici etkisi, enerji artırıcı yapısı ile kullanılan bir taştır. Meditasyonla uğraşanlar bu taşı kullanırlar Ametist taşı astroloji de kova, başak, oğlak ve balık burçlarının taşı şeklinde değerlendirilir. Bu taşların şifalı olduğu kabul edilir. Ametist taşı fiyat olarak 15 ila 20 lira arasında değişir.

Melisa Çayı Nasıl Demlenmeli

melisa otunun özellikleri: Latince ismi Melissa officinalis olan melisa otu Akdeniz iklimine sahip ülkelerde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. melisa otu Akdeniz ülkeleri ve K.Amerika’da, İspanya ve Doğu Avrupa ülkelerinde kültürü yapılır.Tedavi alanında kullanılmak üzere yetiştirilir.

Yayıldığı ülkeler Fransa, Bulgaristan, Almanya, Romanya’dır. Ülkemizde ise İstanbul, Bursa, Ege ve Akdeniz bölgesinde yaygın olarak yetişmektedir. 3-5 metre yükseklikte soluk sarı veya beyazımtırak çiçekli,yaprakları ince ve yumuşak tüylü kenarları dişlidir.Yaprakları uzun olanları da vardır. Limon gibi kokan çok yıllık otsu bir bitkidir.Çiçeklerin tepe kısmı,yaprakları kurutularak kullanılır.

Yağıda çıkarılır.Yapraklar çiçeklenmeden önce toplanır.Çünkü,kendine özgü limon kokusunun önemli bölümünü çiçek açtıktan sonra yitirir.İnce kıyılır.Gölgede kurutulur.Kokusu olmayan türleri tedavi amaçlı kullanılmaz. Eski çağlardan beri sinirleri yatıştırıcı etkisi olduğu bilinen oğul otunun, karın-mide ağrısı, yatıştırıcı etkisi olduğu söylenir.Halk arasında limon nanesi limonotu olarak bilinen, literatürdeki adı ise melissa olan oğul otunun, stresten mide rahatsızlıklarına kadar birçok hastalığın tedavisinde oldukça etkili olduğu ve kokusundan dolayı rahatlatıcı özelliği bulunduğu bilinir.

Oğul otundan, kokulu bir bitki olduğu için kozmetik sanayisinde de yaygın olarak faydalanılır. Faydalanma yönleri, daha çok Avrupa'da bilinir. Az miktarlarda özel yemeklerde kullanılır. Yapılan araştırmalar, oğul otunun 20. Yüzyıl'ın hastalığı olan stres ve kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceğini gösteriyor.

melisa otu faydaları: Mide ve bağırsak ağrılarını keser. Kalbi kuvvetlendirir. Hıçkırığı keser. Hazımsızlığa iyi gelir. Bayılmalarda kullanılır. Aybaşı ağrılarını keser ve aybaşı kanamalarını düzenler. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hipertroidizm de rahatlama sağlar. Merkezi sinir sistemini yatıştırıcı etkisi vardır.

Kan şekerini ve tansiyonu düşürür. Ciltteki kırışıklıkları gidermeye yardımcı olur. Mide ve bağırsak gazlarını ve ağrılarını giderir. Beyin damarlarını açar ve hafızayı güçlendirir. Kalbi ve kan dolaşımını güçlendirir. Soğuk algınlığı, boğaz ağrısı ve nefes darlığına karşı faydalıdır. Sindirim sistemindeki tüm kramplara ve gaz şişkinliklerine iyi gelir. İnsanı ferahlatarak depresyon, melankoli, huzursuzluk ve iç sıkıntısını giderir.

Yüzeysel kan damarlarını genişleterek yüksek kan basıncını düşürebilir. Terletici özelliğinden dolayı grip gibi hastalıklarında ateş düşürmekte faydalı olur. Sinirleri yatıştırıcı etkileri ile baş ağrısı, migren, baş dönmesi, kulak çınlaması, uykusuzluk, sara ve sinir krizlerinde kullanılır.

Melisa kullanım şekilleri: Melisa bitkisinin sağlık alanında özellikle bitkisel tedavi amacıyla yağı ve çayının kullanımı daha yaygındır.

Melisa yağı faydaları: Çayı bilinen ve şifa amaçlı kullanılan melisa bitkisinin yağı da özellikle sinir gerginliği ve strese karşı kullanılan bir bitkisel yağdır. Halk arasında oğulotu adıyla da bilinen bitkinin faydaları çoktur. Melisa yağının faydaları arasında Özellikle bitkinlik, yorgunluk, stres sinir gerginliği durumlarında yatıştırıcı etkiye sahiptir. Uykusuzluğa karşı kullanılır. Kan temizleyici özelliği vardır. Kalp çarpıntılarına iyi gelir. Migren gibi gibi ağrılarda, sinirsel baş ağrılarında kullanılır.

Melisa yağı nasıl kullanılmalı: Melisa yağı bir bardak suya 3-5 damla damlatılır ve günde 3 defa kullanılır. Ayrıca haricen elle masaj yapılarak kullanılır. Her iki durumda da aşırı kullanımı sakıncalıdır.

Melisa Çayı nasıl tüketilmeli: Melisa bitkisi ve melisa çayının sinir sistemini gevşetici ve uyku proplemlerinde rahatlatıcı etkisi vardır. Latince adı Melissa officinalis olan ve Oğulotu olarak da bilinen melisa hafif depresyonda, sinirsel kökenli çarpıntılarda kullanılmaktadır. Merkezi sinir sistemini yatıştırıcı özelliği vardır. Aktarlarda limonotu yaprağı gerçek melisa otu diye satılmaktadır.

Melisa Çayının Faydaları arasında, Huzursuzluk ve sinirlilik içinde olanlar, uyumada sorunlar yaşayanlar ve işlevsel kalp rahatsızlıkları olanlara öncelikle tavsiye ediliyor. Savunma gücünü artırıcı etkisi nedeniyle grip ve soğuk algınlığına karşı da kullanılabilir. Yaprakları hafif hoş limonsu kokulu otsu bir bitki olan melisa psikolojik sorunların neden olduğu sıkıntı verici düşünceleri zihinden uzaklaştırmada doğal bir yardımcıdır. Sıkıntı ve stres içindeyken içilecek melisa çayı rahatlatır. Melisa çayının kasları gevşetici etkisi vardır.

Sindirim sistemiyle ilgili olan sorunlarda, mide spazmında yararlıdır. Depresyon ve korkudan kaynaklanan sindirim sorunlarında kullanabilir. Almanyadaki Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu olan E komisyonu melisanın uykusuzluk ve hazımsızlık için kullanımına izin vermiştir.

Melisa Çayı Nasıl Demlenmeli: 2 çay kaşığı ince kıyılmış melisa yaprağı bir bardak kaynar suyla haşlandıktan sonra 10 dakika süreyle demlenir ve süzülerek içilir. Balla tatlandırılabilir. Günde 2-3 bardak içilebilir. (Melisa bitkisi kaynatılmamalıdır.) melisa bitkisinin yalnızca yaprakları kullanılır. Taze ya da kurutulmuş melisa yaprakları ve bunlardan hazırlanmış olan etkili dozda preparatlar kullanılır.

Verbena türü yalancı melisa var ve de melisa bitkisine benzeyen kokusu sebebiyle asıl melisa diye satılmaktadır. Melisa çiçeğinin de burda anlatılan gerçek melisa ile ilgisi yoktur. Hamile ve emzirme döneminde doktor onayi ile kullanılmalıdır.Karaciğer iltihabı, mide ve onikiparmak bağırsağı ülseri olanlar kullanmamalı.

Ahmet maranki enginar kürü nasıl uygulanmalı

enginar özellikleri: Baş ve sap kısımları sebze olarak yenen enginar latince ismi ile Cynara scolymus, Batı ve Orta Akdeniz bölgelerinde rahatlıkla yetişebilir. Daha ilkçağlarda Doğu Akdeniz'e götürülerek ekilen enginarın Roma İmparatorluğu döneminde çok değerli bir bitki olarak ün saldığı biliniyor.

Günümüzde birbirinden değişik yemekleri yapılan enginar dikildikten sonra yıllarca yaşayan bir bitki. Ekildikten dört ile sekiz yıl sonra çiçek başçıklarının büyüklüğü ve kalitesi düşmeye başladığında, kök parçalarından alınan sürgünlerden yeni bitkiler üretiliyor. Günümüzde Akdeniz ülkeleri, Belçika ve ABD'de California başta olmak üzere iklimi yumuşak ve nemli, toprağı killi, kumlu ve rutubetli pek çok ülkede yetiştirilen enginarın faydaları saymakla bitmiyor.

enginar faydaları: enginar oldukça faydalı bir bitkidir. Bu kadar faydalı olmasının nedeni, bünyesinde "cynarine" içermesi. Enginarda aynı zamanda yüksek miktarda magnezyum, demir ve C vitamini de bulunuyor. Kandaki üre, kolesterol ve şeker miktarını azaltan enginar, düşük kalorili olması nedeniyle rejim yapanların baş tacı. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önleyen, sinirleri güçlendirerek vücuda dinçlik veren, ruhi ve bedeni bitkinliği ortadan kaldıran enginar, unlu yiyeceklerin sindirimini kolaylaştırdığı gibi kolesterolü düşürüyor.

enginar ayrıca karaciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesini sağlıyor, böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı oluyor, ishali kesiyor, mide ile bağırsakların temizlenmesinde büyük rol oynuyor ve romatizma hastalarına tavsiye ediliyor. İştah açıcı özelliği de olan enginarın yalnızca emzikli kadınlar, böbrek ve mesanesinde iltihap olan kişiler tarafından yenilmemesi gerekiyor.

Ahmet maranki enginar kürü nasıl uygulanmalı: Enginar kürü için bir kereye has hazırlanması gereken bu yaprakların ağırlığını bir tartıda ölçmeniz gerekiyor. 11 gramdan fazlası bu kürün tam verimli olmasını engelleyebilir. Yaklaşık olarak 8 ve 11 gram arasında enginar yapraklarınızı tedarik ediniz. Bu işlemin ardından, enginarın alt yapraklarını kaynayan iki su bardağı su dolu kabımızın içerisine atın ve kısık ateşte kaynamasını bekleyin. Ağzını bir kapak ile kapatın. Yaklaşık olarak 4 dakika kaynamasını bekleyin ve ılımasını için bir köşeye koyup bekletin.

Aç ve tok olarak tüketebileceğiniz enginar kürünü hazırlamış oluyorsunuz. Enginar kürünü uzman doktorlarda haftada 3-4 defa yapmanızı öneriyor. Yani Pazartesi bu kürü yapıyorsanız, Çarşamba yapın, ve Cuma yapın. Haftalık olarak enginar kürüne belirli bir program uygulayarak vücudunuzu bu küre alıştırabilir, safra kesesi ve sindirim rahatsızlığı problemlerinden kurtulabilirsiniz.

Altınbaşak otu Çayı nasıl tüketilmeli

Altınbaşak otu genel özellikleri: Altınbaşak latince ismi ilesolidago virgaurea, hendeklerde, orman kıyılarında, eğimli çayırlarda ve ağaçları kesilmiş orman bölgelerinde yetişir. Yöresel olarak yahudi otu ve altınasa adıyla da bilinir. Tüylü ve altın sarısı çiçeklerle bezeli sapı 80 cm kadar yükselebilir. Ağustos’da, çiçeklenme başlangıcında, bitki sapının orta bölümünden kesilir. Gölgelik ve havadar bir ortamda yüksek bir yere asılır ve iyice kurumaya bırakılır. Saplarla birlikte çok ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır. Eterli uçucu yağlar, tanen, Saponin, flavonoids ve astringnet principle içerir.

Altınbaşak otunun yararları: İdrar artırıcı, gaz söktürücü ve antiseptik özelliği vardır. Altınbaşak, bağırsak hastalıklarında ve kanamalarında kullanılır. Ama, her şeyden önce böbrek hastalıklarına karşı olağanüstü bir şifalı bitki olarak övülür. Bitkinin çiçekleri ve yaprakları serinletici bir etkiye sahiptir. Bitki, bedendeki fazla sıvıyı atabilme yeteneğine sahip oldugu için, her tür böbrek ve mesane hastalığında önerilir. mental rahatsızlıkların tedavisinde altınbaşak otu kullanılabilir.

Kişinin tüm ruhsal duyumları böbrekler tarafından karşılanır. Bu nedenle, örneğin, bir yakının ölümünde veya herhangi bir felaket karşısında, en fazla zarara uğrayan organ böbrektir. Altınbaşak, kişinin duygusal yaşamını en iyi düzenleyen bir şifalı bitki olarak kendini kanıtlamıştır. Bu nedenle, düş kırıklıklarında ve ruhsal sıkıntılarda altınbaşak çayı önemle tavsiye edilir.

Altınbaşak otundan nasıl faydalanmalı: Altınbaşak Çay hazırlamak: Bir tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak çay, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.

Altınbaşak Tentür biçiminde ise Günde 3-5 kere, 10-15 damla D1 inceltisindeki tentür doğrudan dil üstüne veya yarım kahve fincanı suya eklenerek alınır. Çay olarak kullanıldığı her yerde tentür olarak da kullanılabilir. altınbaşak otu Üçlü Çay Harmanı, Sarı ballıbaba, altınbaşak ve yoğurtotu eşit oranda karıştırılır. Bu karışımdan yarım tatlı kasığı dolusu , orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 2-4 bardak içilir.

Altınbaşak otu Çayı nasıl tüketilmeli: Şevki Güngör, Şeker Hastalığına İyi Gelen bitkiler arasında altın otu, kekik suyu, zeytin yaprağı ve bodurotu tavsiye ediyor. Şeker hastaları için altın otu çayı nasıl yapılır? Altın otu kürü ile şeker hastalığı tedavisinde kullanılabilir.

beyaz lahana kürü nasıl uygulanmalı

Horlama neden kaynaklanır: horlama üst hava yollarındaki tıkanıklık ve daralmalara bağlı oluşan sestir. Bu ses soluk alma sırasındaki hava akımının yarattığı titreşimden kaynaklanmaktadır. Günümüzde 20 yaş üzerindeki her 10 erkekten 4-5'inin zaman zaman, 3'ünün ise sürekli horladığı gösterilmiştir.

Kadınlarda ise, 40 yaş sonrası menopoz ile birlikte benzer oranda horlama geliştiği saptanmıştır. Üst hava yollarında daralma yapan tüm sebepler horlamaya yol açabilir Burun tıkanıklığı yapan nedenler, Burun eğriliği, Sinüzit, Konka hipertrofisi, Alerjik rinit (saman nezlesi), Geniz eti özellikle çocuklarda, Küçük dil ve yumuşak damak sarkıklığı, Büyük bademciklerin olması, Alt çenenin küçük olması, Dilin normalden büyük olması, Aşırı kilo (obezite)

beyaz lahana kürü nasıl uygulanmalı: ibrahim saraçoğlu katıldığı tv. programında horlama, uyku apnesi, uyku bozukluğu için kür tarifini paylaştı. saraçoğlu horlama için lahana tarifini sizlere tavsiye ediyor.

gerekenler: beyaz lahana, su

lahana tarifi : 2-3 tane beyaz lahana yapraklarını 1 litreden biraz az suda kaynatın, haşlandıktan sonra, suyunu sabah akşam aç karına günde 2 defa 1 bardak içilmelidir.

Çörekotu Yağı nasıl kullanılmalı

Çörek otu özellikleri: Haziran-temmuz ayları arasında yeşille karışık açık mâvi renkli çiçekler açan, 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitkidir. Yol kenarları ve bilhassa ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kısa tüylüdür. Yaprakların alttakileri saplı, üsttekileri sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek tektir. Taç yaprakları iki loplu ve bal özü bezleri taşıyan 8 tâne küçük parça hâlindedir.

Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da yetiştirilmektedir. Bitkinin kullanılan kısımları tohumlarıdır. Tohumları tamâmen olgunlaştıktan sonra toplanır ve güneşte kurutulur. Çörekotu tohumlarında uçucu ve sabit yağ, tanen, şekerler, glikozit bünyeli bir saponin ve alkaloitler bulunmuştur. Tohumları gaz söktürücü, uyarıcı ve idrar söktürücü olarak kullanılmaktadır. Güzel kokusu sebebiyle müshil ilâçlarının içine ilâve edilen iyi bir lezzet ve koku eğiştiricidir.

Çörekotunun Anadolu’da bulunan ve aynı şekilde kullanılan diğer türleri de bulunur. Şam çörekotu diğer ismi ileNigella damascena Yaprakları parçalıdır. Çiçekleri tek ve üst yapraklar tarafından örtülmüş durumdadır. Parlak mâvi çiçeklidir. Kır çörek otu latince ismi Nigella arvensis 10-30 cm yüksekliğinde mâvi çiçeklidir. Yaprakları sivri parçalıdır. Tohumları kurt düşürücü olarak da kullanılır.

Çörekotu Yağı nasıl kullanılmalı: Çörek otunun tohumları kullanılır. Olgunlaşan tohumlar toplanarak güneşte kurutulur. Çörek otu yağı tohumlarının preslenmesiyle yoluyla üretilir. Çörek otu tohumunda uçucu yağ ve sabit yağ bulunur. Çörekotu yağının Nigellae sativa olan türü kullanılmaktadır. Çörek otunun tohumlarında uçucu yağlar, alkaloitler, saponin ve protein gibi maddeler yer alır.

Tohumları antimikrobiyal analjezik, antineoplastik, anti-inflamatuar ve ateş düşürücü etkilere sahiptir. Karaciğer ve böbrekleri korur. Ağrı giderici, ateş düşürücü, iltihap azaltıcı ve mikroplara karşı mücadele edici özelliği vardır. Hayvanlar üzerine yapılan deneylerde trigliserid’i düşürücü etkisi gözlenmiştir. Çörek otunun etkileriyle ilgili uluslararası düzeyde 200 çalışma yapılmıştır. Avrupa’da yapılan araştırmalarda bu bitkinin anti-bakteriyel ve anti-mikotik etkisi kantılanmıştır. Çörek otu yağı bağışıklık sistemini güçlendirir. Bağışıklık sisteminini güçlendirici etkisi klinik olarak kanıtlanmıştır. Kanser riskini azaltıcı etkilere sahiptir. İnterferon üretimini artırır. Amerikada yapılan bir çalışmada çörek otu yağının tömörün büyümesini azaltığı tespit edilmiştir. Kansere karşı koruyucudur.

Diyabet, astım, öksürük, grip ve ishal gibi rahatsızlıklarda olumlu etkiler gösterir. Alerjik sorunlara karşı yararlıdır. Anti-histamin etkisiyle alerjik reaksiyonlara karşı korur. Hapşırma, göz sulanması gibi alerjinin yaygın belirtilerini azaltmaya yardımcı olur. Bronşiyal kasları rahatlatarak akut astım belirtilerinin ve öksürüğün tedavisine yardımcı olur.

İltihabı azaltır. İçeriğindeki anti-anti-inflamatuar spazmodik maddelerle kas krampları ve spazmı önleyici etkisi vardır. Çörek otu yağı kullanımı sindirimi kolaylaştırır. Çörek otu yağı saç dökülmesi ve kepeğe karşı yararlıdır. Saç diplerine friksiyon yapılır. Toksinlerden temizler. Egzama için yararlıdır. Deri sorunlarında mikrop öldürücü etkinliği çörekotu yağının faydaları arasındadır. Cildi beslemek için haricen kullanılır.

22 Mayıs 2011 Pazar

Kırkkilit otu Oturma Banyosu nasıl yapılmalı

Kırkkilit otu özellikleri: Kırkkilit (Equisetum arvense), Atkuyruğu Otu, Zemberekotu, Çamotu, Kırkboğum, Tilkikuyruğu Otu ve Katırkuyruğu Otu olarak da tanınır. İlkbahar başlangıcında, derinlere kök salmış olan köksaptan, önce spor taşıyıcı kahverengi başak sapları çıkar. Düzgün yapılı küçük çam ağaçlarını andıran yeşil yaz kuyruğu ise daha sonra çıkar. Çok yıllık, otsu ve çiçeksiz bitkilerdir.

Kırkkilit otu Gövdesi silindir biçiminde, dallı veya dalsız, yeşil veya esmer-yeşil renkli, sert ve içi boştur. Yaprakları çok küçük, pul biçiminde ve sivri uçludur. Spor ile çoğalırlar. Spor keseleri verimli gövdelerinin uçlarında başak şeklinde toplanmışlardır. Kırkkilit otu Türkiye'de 7 kadar türü yetişmektedir. Saponin, %60-70 silisilik asit (Silica), potasyum tuzları, tanen alkaloitler içerir.

Kırkkilit otu Toplanacak bitkiler, 25-60 cm boyunda ve sapı ince (3-6 mm civarında) olan türlerdir (Equisetum arvense) ve nemli topraklardan, tarla aralarından ve dere kıyılandan toplanır. Kırıkilit Otu Mayıs-Haziran döneminde, henüz canlı yeşil rengini korurken, sapın toprağa yakın bölümünden kesilir ve demetler halinde gölge ve havadar bir yere asılarak kurumaya bırakılır. Kırkkilit otu İğne yapraklar gövdeden kolayca ayrıldığında kuruma tamamlanmış olur.

Kırkkilit otu Çayı nasıl hazırlanmalı: Bir tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki (ince saplı olan 3-6 mm), orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla demlenir, üstü kapalı olarak 10-15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak çay aç karnına veya öğün aralarında soğutulmadan içilebilir.

Kırkkilit otu Oturma Banyosu nasıl yapılmalı: 200 gr taze bitki veya 100 gr kurutulmuş bitki, akşamdan 3-4 litre suya yatırılır. Ertesi gün kaynama derecisine kadar ısıtılır ve süzüldükten sonra küvet içindeki sıcak banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 20 dakikadır. Banyo suyu seviyesi böbreklerin üstüne çıkmalıdır. Banyodan sonra kurulanılmamalı ve bir bornoza sarınarak yatakta bir süre dinlenilmelidir.


Kırkkilit otu nasıl kullanılmalı: 1 su bardağı kaynamıs suya 1 tatlı kaşığı kurutulmuş bitkiden atılır. 10-15 dk üstü kapalı olarak demlendirilir. Aç karnına ve öğün arasında soğutulmdan içilir. Tentur seklinde; kullanımıda ıse yukarıdakı tum hastalıklara karşı 10-15 damla tentür su ıle seyreltilerek dil üstüne günde 5-6 kez alınabilir. Deri hastalıkları ve yaralanmalrında, romatizma ve gut hastalığında, kan dolşımı bozukluğunda , kırıklardan dolayı oluşan şişliklerde bitki banyo şeklinde de kullanılabilir.

Bunun için 100 gr kuru bitki veye 200 gr taze bitki sıcak suyla haşlanır ve 1 saat demlendikten sonra banyo suyuna ilave edilir.15-20 dakika banyodan sonra yatakta bir süre dinlendilir. Dikket edilmesi gereken nokta Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur ancak ağır kalp ve böbrek hastalıklarından kaynaklanan ödemlere karşı kullanmadan önce doktordan onay alınmalı, Normalin üzerinde kulanılırsa böbrekleri zedeleyebilir.

ömer coşkun kırkkilit otundan nasıl yararlanmalı: Pek çok bitkisel formülde adı geçen ve kırk kilidi açacağı söylenen kırkkiklit otunun diğer adı, at kuyruğudur. sıhhat açısından pek çok faydası olan, kırkkilitotunun faydalarını, bahsedelim. Damarları ve kasları yumuşak tutar.Özellikle, Sporculara çok faydalıdır. Kemikleri kuvvetlendirir. Romatizma, gut ve eklem ağrılarında çok faydalıdır. Saç dökülmesi, tırnak kırılmalarında fayda sağlar. Bol idrar söktürür, ödemi giderir. Damar sertliğini önler, regl düzensizliklerinde iç kanamaları önlemede ve durdurmada (Burun, Mide, Barsak, Akçiger, Beyin kanamaları, Aşırı regl kanamaları) kullanılır. Sinir sıkışması, bel ve boyun ağrıları, kıkırdak sorunlarında faydalıdır.

keyfisaglik

bitkiler ve tedavi yöntemleri
 

My Blog List

Followers